3 Nisan 2008 Perşembe

hayvan katliamına dur diyelim!

Bugün çok üzgünüm...çok çok üzgünüm...ve kızgınım, öfkeliyim..

Sitemizde nerdeyse bir haftadır devam eden bir hayvan sever ve sevmez insan çatışmasına sahne oluyor...Aynı zamanda bir insanında ekmeğiyle oynanıyor, haksız yere.

Sitemiz 3 bloklu (A, B, C) ve C oturan bir bayan var. Uzun bir süredir, bahçede sessiz sedasız duran 3 kediye takmış vaziyette. Neymiş korkuyormuş! Sordum soruşturdum, acaba kediler bu kadına saldırdılar mı diye, yok böyle birşey. Kadın sitede kedilerin dolaşmasından "hoşlanmadığını" söylemiş ..ve bu istek, bu bencilce istek, Pazar günü öğrendiğim kadarıyla, 5 yavrusu olan bir anne kedi ile Casper isimli varlığı ile yokluğu nerdeyse bir olan sessiz sedasız bir kediyi kazan dairesine kitletmeye kadar gitti. Kitleyen ise bloğun kapıcısı. Ya da tanıdığım kadarıyla sistem yalakası! Pazar günü öğleden sonra güvenlikte çalışan kişiden aldığımız bilgi ile hemen kazan dairesine gittik eşimle. Meğer kediler 3 gündür oradalarmış!!! ve orası zifiri karanlıktır, yemek yok, su yok, toprak yok..Bir canlının yaşayabilmesi için hiçbirşey yok!

Acaba kendileri öyle bir yere kilitlense birgün, nasıl hissederler??

Casper'ı oradan aldık eşimle (aslında kaçırdık) ve hayvanları çok seven bir kişi olan Mustafa Bey'in evinin bahçesine bıraktıki kendisinin de onayını alarak. Ara ara da Mustafa Bey'i ziyarete gideceğiz, yemek yardım edeceğiz. Bize katılmak isteyen olursa, bana buradan veya mail adresimden ulaşabilirsiniz.

Casper'ı o gün kaçırdık ancak anne ve 1,5 haftalık yavrular orada kalmıştı. Anneyi alsak yavrular kalacaktı ve o kadar küçük yavrular ne yazık ki annesiz yaşamazlar. Biz de bu yüzden onları almadık ve biraz (15 gün kadar) daha büyümeleri için orada bıraktık. Gizli gizli mama götürüyorduk.

Bu olayların ertesi günü yani 31 Mart Pazartesi günü, bela kapıcı ile görüştüm. Annenin orada kaldığını ve diğer kediyi oradan aldığımı, ona yuva bulduğumu söyledim. bana diğer kedi gitti ise, kazan dairesi kapısını açabileceğimizi söyledi (Allah razı olsun!!) o gece kapıyı açtık, yemeğini, suyunu doldurduk, sevdik, oynadık. Yemeği olduğu sürece anne zaten yavrularını bırakmayacaktı ancak kapının açık olması da hayvancağıza ayrıca bir özgürlük vermişti.

Derken, tam herşeyi galiba yoluna koymuştuk derken...

Dün güvenlikteki arkadaştan yani Tuğçe'den bir haber geldi.

Anne kedi dışarıdaydı. Dolaşıyor sandık biz ilk önce. Ancak öğleden sonra başka bir site sakini olan Figen Hanım tarafından çağrılan Kadıköy Belediyesi'ndeki gelen yetkililerle farkedildi ki, yavrular da yok yerlerinde! (Figen Hanım Kadıköy Belediyesi'ne bu hayvanlara eziyet edildiği için ilgili kötü kişileri şikayet etmişti. Belediyeler 5199 sayılı kanuna göre bu tip eziyetlere karşı ceza yazmak sorundadırlar.)

Bana haber geldi, kötü kapıcıyı aradım hemen, ancak binbir yemin üzerine asla o yavruları oradan almadığını söylüyordu. Çok sıkıştırdım ancak nuh dedi peygamber demedi adam!

Akşam işten eve döndüğümde, kapıda bir kargaşa farkettim, güvenlikçi Tuğçe kedileri koruduğu, hatta belediyeye şikayet ettiği gerekçeşiyle işten çıkarılmıştı ve eşyalarını topluyordu. Tüm apartman görevlileri de bekliyorlardı onu.

İşte kendimi tutamadığım zaman, orada başladı.

Kötü kapıcıyla epey tartıştık. Başka bir kapıcı da zaten 1,5 sene önce daha önce bizim sokakta perişan halde bulduğumuz Fethi'yi annesinden ayırıp, sokağa atmıştı, yani mimliydi. Derken epey bir karmaşadan sonra elimize hiçbir şey geçmedi. Çünkü bu insanlar kötüler!

Çünkü bu insanlar vicdansızlıklarıyla birlikte, o kadar iyi organize olmuşlar ki, hiçbir açık bırakmıyorlar. Haksızlıklarını kanıtlayacak tüm kanıtları da ortadan kaldırıyorlar. (Belediyeden gelenlerin verdikleri cezayı, yine belediyeden tanıdıkları olduğu için iptal ettirebilmişlerdi mesela)

Ben bir haftadır kendi adıma çok uğraştım, çok kavgasını verdim. Hala da veriyorum. Ancak merak ediyorum:

Bu kötü insanlar, vicdansızlar, benciller nasıl rahat uyuyorlar yataklarında, nasıl lokmalar huzurla geçiyor boğazlarından, nasıl sevgi bekliyorlar birilerinden, nasıl çocukları üzerine güzel hayaller kuruyorlar, bir insanı haksız yere işinden ederek ve diğer canlıları ortadan kaldırırken?

Nasıl oluyor bu?

Neyi sorgulamalıyız bu durumda?

İnsanı mı, Tanrı'yı mı? Bu insanları mı? Ailelerini mi?

yokas sadece o kedileri mi?

neyi?

Ben acı çekiyorum şu an.. çaresizlik beynime bir sürü acayip düşünceler üşüştürüyor, ya da ağzıma çok kötü, bana yakışmayan kelimeyi getiriyor. Belki söyletemiyor ama getiriyor..Kendime kızıyorum..Bu kadar acı, insanların bu hali acı veriyor bana, akabinde öfke, gözyaşı...İnsanlığımdan utanıyorum..

Peki bu kötü insanlar mı suçlu biz mi onlara meydan veriyoruz yoksa??

Kim ne ister, sokakta veya evinizde sizden bir çıkarı olmadığı halde, size sokulan, sevgiden başka birşey bilmeyen, anlamayan hayvanlardan???

Kim ne ister?

Ben bunu yapan insanların sevgisizlik çektiğine karar verdim en sonunda. Hiç sevememiş ve hiç sevilmemiş insanlar...Çünkü gerçekten sevgiyi tatsa insan, yapamaz gibi geliyor bana bu hareketleri. Mümkün değil..

Kesinlikle çok korkunç bir sosyolojik ve psikolojik travmadan bahsediyorum burada..

Kediyi, köpeği elleyememeyi anlıyorum ama öldürmek istemeyi, tekmelemeyi, zehirlemeyi anlamıyorum ve anlamayacağım da..Bu tip insanların her biri birer Hitler bence!

Dünyada, birçok yerde şu anda dahi birçok hayvana eziyet ediliyor. Öldürülüyor, tekstil adı altında canlarına kastediliyor...Hangi birine dur diebiliriz?

Hayvanlar, yaşlılar, bebekler...

hangi birine?

Ama şu denizyıldızı hikayesi gibi, biri için bile birşey farketse, önemli, dünyayı değiştirecek bir adım bence..

Benimle bu konuda irtibata geçmek isteyen olursa lütfen mailimden ulaşsın veya yorum yazsın..İletişim bilgilerini versin, bir şekilde birbirimizi buluruz o zaman.

Kötüler herzaman birlik olmayı becerebildiklerinden kazanırlar, oysa iyi insanlar hep daha fazladır, problemleri birlik olamamaktır.

Amaaan ben mi kurtaracağım diye düşünmeyin lütfen, birşeyler yapalım hayvanlar için, yaşlılar için, bebekler için..

Bu dünyada yaşadığımız için sorumluyuz herşeyden... Egomuza ve bencilliğimize dur diyelim!

Bize dokunmayan yılan bir yaşasın demeyelim!


Yorum yaz!

3/4/2008 - :(

Yazan sito
Gökçe abla üzülerek okudum yazıyı gercekten...
Hayvanlara yapılan ezıyetler cok utandırıcı ınan ben bazen sasıyorum boyle yapan ınsanlara...

Ne denılebılır kı hayvanlara veya herhangı bır seye karsı yapılan zulmun,hakaretın,işkencenın herturlusu insana yakısmaz yakısmamalı...

Nedemıs YUNUS EMRE ''Yaradılanı severım yaradandan ötürü''

Gökce ablacım hoscakal....Kendıne ıyı bak

Hiç yorum yok: