14 Nisan 2008 Pazartesi

masalsı başı boşluk

bu haftasonu biraz aklımın değil de ayağımın gittiği yerlere uzandım. Tek başımaydım. ne zamandır ben bile beni rahat bırakmıyordum. e ne de olsa, ciğerime konan küçük mor filcikler ve de beyaz tay, nefesimi düzenleyip, nefes almamı engelleyen tüm o patavasız şeyleri aldılar gittiler. <:) bakın başka neler oldu masal gibi cumartesi günü... <:) bulutların üzerine mor bir balonla çıkıp, sonra kendimi boşluğa bırakıp rüzgarın beni savurmasına izin vermiş olmak. derken bir kasabaya inip, kendi küçük hobit evimi yapmak, evimin bahçesinden uzaktaki bembeyaz, büyük kasabayı merak etmek, gitmek ama sevmemek, sonra evime gelip bir yorgunluk çayı demlemek... bazen o muhteşem evden kopup gitmek, bazen de ayrılamamak...bazen yanlızlık...bazen de özgürlük... sonra ufak bir dere kenarında beyaz bir at, onun yelesini taramak, yüzümü yüzüne sürmek ve sevgiden suratımın sırılsıklam olmasına izin vermek...beyaz yavrusu ile oynamak ve anneyi serbest bırakmak, geri geleceğini umarak... dereye ayaklarımı sokmak... gökyüzünden inen güneş sıcaklığını hücrelerime işlemesine izin vermek, tamamen bırakmak kendimi o güneşe, dereye, taya, eve, ormana... bir gezegene girmek..sahili olan, beyaz-mavi..beyaz kumsalı olan..arkası alabildiğine yemyeşil orman..meltem esen insanın suratına suratına... yunusla yüzmek orada...denizin dibine inmek, herşey yukarıda masmavi iken aşağıda nasıl da karanlık diye hayret etmek. sonra başka bir gezegene daha inmek. kumdan..tekrar inşa etmek orayı. evlerin tuğladan yapmak, camlarına ortancalar asmak gibi...dar sokaklarında sessiz sedasız dolaşmak... baktım gülümsüyorum bunlar olurken hayatımda... baktım nefes alıyorum.. ama enteresan nefes almadan önce bir öksürürk bir öksürük...mor filciklerim işte o zaman koştular imdadıma...sağolsunlar... <:) neyse sonra kendime, bir amestist taş bir de pembe kuvars aldım. Toprağa gömdüm akşam. artık sadece bana ait olacaklar... bi de yeni birini getirdim evimize. ailemiz büyüyor. Açelya Hanım..elime yapştı, illa beni de götür diye. hıh zaten ben de çok beğenmiştim onu uzaktan, bakmayın şımarmasın diye çaktırmıyorum ;) pembenin tüm tonları var hanımın yüzünde...e hoşgelmiş pembeliğiyle <:) bu haftasonu yoruldum çünkü çok gezdim..içimi dışımı bilmiyorum hala aslında ama gitmeyi istediğim tüm o yerleri az bi zamanda da olsa gezebilme gücü var artık bende... birgün fotoğraf da çekep getirebilirim belki size... ;) ****************************** Bana Bir Masal Anlat Baba Seslendiren: Yeni Türkü

Bana bir masal anlat baba
İçinde denizler balıklar
Yağmurla kar olsun
Güneşle ay
Baba bir masal anlat bana
İçinde bütün oyunlarım
Kurtla kuzu olsun
Şekerle bal
Anlatırken tut elimi
Uykuya dalıp gitsem bile
Bırakıp gitme sakın beni
Bana bir masal anlat baba
İçinde tüm sevdiklerim
İçinde İSTANBUL olsun

sevgiler

12-13 nisan 2008 haftasonusu

Hiç yorum yok: