16 Nisan 2008 Çarşamba

Çınardibi Dergisi: Varolma Tutkusu














Elimde bir dergi var. Bir "mahalle" dergisi..Çınardibi Mahallesi. Yazarı, çizeri, şairi, tüm emek verenleri mahalleli. 7'sinden 70'ine yazarı, çizeri var. Eli kalem tutan tutmayan herkes gönlünden geçeni söylemiş. Kimi şiiriyle söylemiş, kimi karakalem resmiyle...

Dergiyi ben bu güzel grup içinde yer alan bir arkadaşımdan edindim, ancak siz hem bu mahalleyi de görmüş olurum diyip, Çınardibi'ne giderseniz, mahalle içinde yer alan Ekin Kırtasiye'den, Bingöl Gıda'dan ya da Tokat Bakkal'dan edinebilirsiniz. İleride umuyorum ki aboneliğe de geçebilecekler...


Şu an bendeki 7.sayıları. Küçücük bir dergiye kocaman şeyler sığdırıyorlar 7 sayıdır, çok da güzel yapıyorlar..
Uzun zamandır bu kadar içten, duyguların bu kadar samimiyetle yazıldığı bir degiyi okumamıştım. Okurken farkettim ki, zaman zaman yüzümde bir gülümseme zaman zaman da bir acı..O kadar "herkese" ait ki yazılanlar..


Sayfaları çevirirken bir bakıyorsunuz 18 yaşında bir işçi olan İbrahim "Nasıl bir hayat istersin?" diye soruyor tüm içtenliğiyle ve diyor ki "...Sakın ha, paranıza, güzelliğinize güvenerek dostlukların çok olacağını düşünmeyin! Neyi arayın, biliyor musunuz? Sıcak ortamı, gerçek dostları ve aile havasını arayın!..."


Sonra Hatice Teyze var, ev hanımı ve 54 yaşında..."Kadınların Anayasası Değişsin Artık!" diye isyan ederken, çok da düşündürüyor..Yazısını, sonunda anlattığı küçük bir olayın son cümlesiyle özetliyor sanki, "...Bizim hiç bir hakkımız yok. Biz zaten cehennemdeyiz. Bu dünyada yanıyoruz..."


11 yaşındaki Cemal " siz de bir bilim insanı olmaz mısınız" diye soruyor, önemli bilimadamlarının ailelerine, yaşantılarına ufak bir bakış atıyor, yokluklarından bahsediyor ve biliminsanı olma yolunda umutlandırıyor insanı..


Her yazıdan ve her yazandan bahsetmek gerek aslında, çünkü her bir yazı süslenmeden, oynanmadan, içten geldiği gibi yazılmış ve her yazan sanki "biziz"... Kimi zaman bir şiir çıkıyor karşınıza kimin zaman bir karikatür, resim. Okuma bilenler veya bilmeyenler, küçük büyük herkes burada..Fotoğraflarla süslenmiş ayrıca dergi; kına geceleri, yemek toplantıları ya da fotoğrafçıda çekilmiş bir aile anısı.. Tanışıyorsunuz herkesle, aralarına alıyorlar sizi tüm sıcaklıklarıyla, yargısız...


Ne güzel...Ne güzel bir yerlerde birileri var, sizinle aynı şeyleri yaşıyor, düşünüyor, hissediyor, yazıyor, üzülüyor, mutlu oluyor...
Ellerinde çok çok büyük imkanlar olmamasına rağmen, insanlar sadece "paylaşmak" için ortak bir alanda buluşup, üretebiliyorlar... Herşeye rağmen.. Ne güzel paranın kirletmediği bir şeyler gösterebilmek dünyaya...

Sevgiden daha büyük kazanç yok diyen bu dostlara çok ama çok teşekkür etmek istiyorum...Bana yazılarını dönüp dönüp okuttukları için, her okuyuşumda da ayrı bir mutluluk verdikleri için çok teşekkür ediyorum. Ellerine sağlık...Yazılarınız, şiirleriniz yani sizler, umut veriyosunuz...Ne güzel!


Bu yazıyı okuyan ve dergiden edinmek isteyen herkes cinardibidergisi@hotmail.com adresinden iletişim kurabilir.


Diğer sayılarında buluşmak dileğiyle..


Sevgiyle..

Hiç yorum yok: