9 Nisan 2008 Çarşamba

Yemeğin çiçek açtığı mekan: Defne Cafe Restaurant













Bugün öğle yemeğimizde yanımda sohbeti hoş, kendisi hoş bir arkadaşımla Kavacık'ta bulunan Defne Cafe'ye gittik.

Bu cafe bizim için çok özel. Neden mi?

Çünkü Kavacık ve civarının en iyi yemeklerini yapıyorlar bizce. Örneğin bir risk yemeği olan pırasa orada tam kıvamında pişmiş oluyor. Aslında hiçbir yemeklerinde henüz kötüsüne rastlamadık ya neyse :)

Menüsü sağlıklı ve lezzetli, hafif yemeklerden oluşuyor. Zeytinyağlılar, ızgaralar, yöresel yemekler vb. Porsiyonlar gayet doyurucu ve renkli. Renkli derken, yanında yoğurdu ile, salatası ile, sosları ile gayet çeşitli.

Menüleri haricinde, sipariş üzerine poğaça, börek, kiş, kurabiye çeşitlerinden de yapıyorlar.

Yemekten bahsederken, atlamamın hata olacağı bir hoşluktan bahsetmek istiyorum önce. Siparişinizi verdikten sonra, masanıza yine kendilerinin yaptığı zeytinli ekmek dilimleri geliyor ilk önce, yanında baharatlı sızma zeytinyağı ile. Yemeğe yer kalmayacak diye korkuyorsunuz, o kadar lezzetliler ki!

ve yemeğinizi bitirdikten sonra ise, çayınızı yudumlarken ufak tabakçıklar içinde daire şeklince üstü pudralı kurabiyeler geliyor. Bu ufak lezzet bombalarını yemeden oradan ayrılmamanızı tavsiye ederim.

Yemeklerinden neyi en çok tavsiye edersin diye sorarsanız: Kadınbudu köfte ve zeytinyağlı tabağı (boranisi muhteşem!) derim herhalde ilk olarak. Ama diğerleri de pek tabii ki ağızlara layık...

Yemekleri muhteşem olan bu cafenin menü şekilleri de enteresan. Masanıza yerleştikten sonra, arkadaşlar size ellerinde kocaman bir ayaklı tahta ile yaklaşıyorlar, üzerinde de renkli tebeşirlerle yazılmış günün yemekleri... :) İlk gittiğimde çok şaşırıyorsunuz ancak çok da hoşunuza gidiyor. Ee bir fark katmak gerek..Bu arada üzerini hafif silinmiş yemek isimleri görürseniz, anlayın ki o yemek kalmamıştır :)

Dekorasyon, beni bir yere bağlayan ilk unsurlardan olmuştur her zaman.

ve Defne Cafe'yi de yine kendime çok yakın buluyorum bu anlamda. Ferah ve şirin şeklinde tanımlamak istiyorum kendimce önce.

Genelde ahşap boyama, el boyaması gibi resimler ya da eşyalar var. Ayrıntılara gözünüz takılıveriyor sonra bir anda. Önce şirin gelen mekan sonradan bir renk cümbüşü, başka bir dünya oluyor. İlginç ufak objeler görüyorsunuz. Mesela; kitaplar, rengarek kavanozlar, ahşap bir ayna, rengarenk kurdelalar, dergilikler, duvar süsleri, kutular, kutular içinde kışın üşümemeniz için şallar vs.

Hepsi hoş birer detay ve bambaşka bir zevk veriyor insana..

Fiyatlara gelince. Civardaki diğer cafelere oranla aralarında 1-1,5 lira gibi ufak bir fark var ama aldığınız hizmet, güler yüz, lezzet kesinlikle değer...

Haftaiçi bir gün, Anadolu Hisarı'nı gezmeye karar verdiğinizde ya da Karadeniz'e doğru bir uzanayım diye düşünürseniz, öğle yemeğiniz lezzetle yiyebileceğiniz bir yer var oralarda. İsmi gibi güzel bir yer, Defne Cafe...

Haftasonları kapalı oluyor, buna dikkat. Hatta haftasonu açmadıklarından dolayı bir de takma adları var: Tembel Cafe :)

Tüm çalışanlarına buradan birkez daha teşekkür etmek istiyorum. Herşey için ellerine sağlık...

Daha fazla bilgi için: http://www.defnecaferestaurant.com/

Şimdiden afiyet olsun..

Sevgilerimle

Gökçe

Hiç yorum yok: