10 Haziran 2008 Salı

Bilgi Belge Yönetimi - Stajyerlerim ve ben ve iş güç

Önceki yazılarımdan-özgeçmişimden anlaşılacağı üzere, bir araştırma şirketinde Bilgi Merkezi'nde çalışıyorum. Görevim - basitçe açıklarsak- şirket projelerinde (özellikle özel araştırmalarda) proje kabulü öncesi ve sonrasında proje konusu hakkında detaylı araştırma yapmak ve müşteri temsilcileri ile proje süresince paylaşmak.

Bu araştırmaların yüzde 99'unu resmi kaynaklardan yapmak zorundayım. Sonuçlar, net bilginin kendisi olduğu gibi, kaynak yönlendirmesi de olabiliyor bazen çünkü örneğin mobilya sekötrü ile ilgili bir raporun her sayfası projede kullanılacak gibi ise, o zaman bu, yönlendirme oluyor daha çok ama konu ile ilgili spesifik bir bilgi arandığında; örneğin mobilya üretiminin GSYH içindeki oranı gibi, o zaman bilginin kendisini kaynak belirterek bulmak gerekiyor. Tabii bu örnekler çok genel oldu ama işin boyutunu anlatmak üzere böyle örnekler verdim.

Proje süreçleri, geçen yıllardan sonra, bana artık zor gelmiyor tabii. Hatta çoğu kez çok kolay geliyor. Bu, mesleğimi sevmeye devam etsem de, iş tatminin git gide azalmasına sebep oluyor. Her proje kendi içinde özel halbıu ki, her birinin kendi kimyası var, kendi bilinmezleri..Hiç aklıma gelmeyecek bir sektörle ilgili ilginç birşey öğrendiğimde , sanki damarlarıma daha çok oksijen giriyormuş gibi geliyor çünkü birşey öğreniyorum.

Ama yine de bu aynı seviyede kalmamalı..Ne yapmalı öyle ise..?

Ben, stajyer alıyorum alabildiğim kadar. Şu ana kadar 4 stajyerim olmuş, hepsi uzun dönemli.

Sevgili Esra, Simge, Hande ve yine en son Hande :)

Kendinizi bir yere kıpırdatamadığınız zaman veya kıpırdatmak istemiyorken, birilerinin hayatında bir kıpırtı yaratabiliyorsanız, bu muhteşem birşey...

Şimdi stajyerlerimin hepsi iyi yerdeler (En son Hande hala yanımda, o hala daha çekirge ;)

Bir önceki Hande'm, yurtdışına gidiyor yüksek lisansa...Çok gururluyum...

Bizim mesleğin çetrefilliğinden bahsediyorum hep çevremde, bu zorlukları okuyan, düşünen kişiler yıkacak...

Ben belki biraz (!!) fazla idealistim mesleğim konusunda ama bizim meslek okuma işi, düşünme işi, haliyle idealistlik gerekiyor. Ve bu konu, ne acı ki, temelde eğitim ile ilgili..Okullarda düşünmeyi öğretmezlerken, sonradan "düşünen adam" olmak zor değil mi?

Başka planlarım var Bilgi Belge Yönetimi'ne dair...Ama buna enerjim, çakralarım, auram, kısacası ben yeterbilir miyim bilemiyorum...Biraz da kendi hayatımda bir kıpırtı yaratmalıyım...O zaman daha yararlı olabilirim belki çevreme...

Ama bu sezon bu bünyeyi şimdilik kariyer konularında kapatıyorum. Eylül ayında bünye açılışına beklerim :)

Hiç yorum yok: