5 Haziran 2008 Perşembe

kendini hayal oyununa kaptırmış biriyim ben galiba :)

Bugün bir arkadaşım gönderdi hemen aşağıda okuyabilecek yazıyı.

Okuyunca yüzümde ne acı bir tebessüm belirdi anlatamam çünkü ben de bir parça o "ümitsiz" kalabalığa girivermişim farkında olmadan.

Bu, ilk önce Şans Topu yani 6/49 ile başladı, sonra ara ara Milli Piyango ile devam etti (ediyor) ve en sonunda da Süper Loto ile Perşembe günleri devam ediyor. (ha bu arada valla da billa da "Var mısın Yok musun" a da başvurdum aylar önce) Sonu hiç gelmeyecek bir soap opera gibi..

Bu yaşımda, işim gücüm varken, daha umudum varken yapabileceklerime dair, ben de bi kolumu kaptırmışım kendimi o kalabalığa işte..

Kendimi analiz etmye kalktığımda, bir tarafım dior ki "Çok olmasın ama ..... hayalimi -hemen- gerçekleştirebilecek kadar param olsun isterim tabii, bu benim hakkım değil mi? Yoksa ömür mü yeter..vıdı vıdı vıdı", öteki tarafım ise "kızım saçmalama! sen değil misin haydan gelen huya gider!, hem hani emek, hani iş tatmini diyen? Değer bilmek için emek de olmalı, ne o öyle "armut piş ağzıma düş" durumu..Sen de o eleştirdiklerin gibi oluyorsun, ruhunu kaybediyorsun para karşısında!"

Bu son anlattığım tarafım çok acımasız konuşuyor, dobra dobra ama haklı..ama ama öteki taraf da haklı değil mi?

geçenlerde arkadaşlarla süper loto ikramiyesi olan 14 milyon ytl'nin birimize çıktığını düşünsek, ne yaparız diye hayal kuralım dedik. Biri ilk 15 dakikada başına iş geldiğini söyledi, öteki parayı 1 saatte bitiririm dedi, biri- ki bunlardan biri de benim- yahu amma çok para, bize el güne de yetercesine 3 milyon ylt yeter dedik, ama sonra geri kalanını da hayır kurumlarına bağışlarız işte die toparladık :) Bir de benim korkum var: O kadar çok para içinde bir çocuk dünyaya getirirsek, maazallah Paris Hilton gibi sıyırır mı? Bu olacak en korkunç şey...Aile terbiyesi falan orda biraz işlemez gibi geliyor bana. "ÇOK" yönlü bir değişken bu..

nys, en son olarak bu tip muhabbetler hep şöyle biter:

"Tanrı'ya şükür sağlığımız yerinde, işimiz gücümüz var, seviliyor ve seviyoruz. Daha ne olsun!" hehe sonra da arkasından "Aza tamah etmeyen çoğu hiç bulamazmış" dioruz :))

Bunları duyan kuantumcular vb. kızarlar herhalde. :))))

Olsun ben yine de derim "Tanrı'ya şükür" diye...

ama eklerim "Tanrı'm azcık gör bizi yahu, vala süper şeyler yapıcam kendim ve insanlık için" ;)

umut dünyası.. ;)

İşte o yazı...

***********************

Öğrenim olanağı bulamayan, iş bulamayan, bulduğu iş’de karnını doyuracak ücret alamayan, geleceğe ilişkin hiç bir umudu ve güvencesi kalmayan insanların tek umudu “şans oyunları ve kumar.” <****** type=text/**********>

Doğumdan ölüme, evlilikten boşanmaya kadar tek beklenti “ya çıkarsa”. “Haftanın günleri” yedi ama “kumar günleri” çok daha fazla.

İnanmıyorsanız sayın. İşte listesi :

Pazartesi “On Numara”

Çarşamba “Şans Topu”

Perşembe “Süper Loto”

Cumartesi “Sayısal Loto”

Cumartesi, Pazar “Spor Toto”

Cumartesi, Pazar
“Spor Loto”

Her gün “İddaa” (ismi bile saçma)

Her gün “Kazı Kazan”

Her ayın 9, 19, 29’unda “Milli Piyango”

Hemen her gün “At Yarışları”

Lokallerde ve internette oynananlar ise “sınırsız”

Bir “sosyal hukuk devletinde” insanca yaşamanın ve umudun bu kadar yitirilmesi ve kumara bağlanması görülmemiştir.

Anayasa’da yer alan “Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” tümcesinden hareket eden devlet, gerekli güvenliği “kumar” ile almış ve gerekli teşkilatı “Milli Piyango Genel Müdürlüğü” ile kurmuştur. Şimdi “altın yumurtlayan bu tavuğu” yabancı sermayeye satmak kalmıştır ki “işin kaymağını” yabancılar yesin.

Devlet böyle yaparsa kişiler de ondan aşağı kalacak değiller ya. Basın yayın organlarının, televizyonların düzenlediği öyle yarışma programları var ki “içler acısı”.

Bunlar arasında, son günlerin en gözde yarışması “Var mısın, Yok musun” isimli olanı.Yarışmacılar birbirine soruyor : “Kutunda ne var, kutunu nasıl hissediyorsun ! ” haftanın her günü saatler boyu sürüyor.

Bu programların en eskileri; bir ifade hatasına kurban giden sunucusu ile “Turnike” ve onu izleyen “Kim 500 milyar ister”. İki eski hakemin sunduğu “Şansa Bak” ve “Düello” ile her telden çalan, belden aşağı vuran sunucusu ile “Çarkıfelek” yanında “Rus Ruleti” , “Şans Yolu” , “Şans kapıyı çalınca” ve daha neler neler.

Kredi kartını ödemek, en temel gereksinmelerini karşılamak, ameliyat olmak, yaşamak veya ölmek için başka çıkar yol bulamayan, bütün ümidini yitirmiş binlerce insanın kuyruğa girdiği, yarışmacılarının aşağılanmasının serbest olduğu, sıradan jüri üyelerinin, dünya ve Türkiye sorunları üzerinde ahkam kestiği ve en yüksek reytingi yapan bu programlar arasında“alaturka pop starlar”, “dest-i izdivaçlar” da yerini alıyor.

Telefonda sesini duyduğu, ekranda şöyle bir gördüğü ve paravan arkasında “görücüye” çıktığı kadına veya erkeğe soruyor “Kaç lira maaş alıyorsun ?”

Sonra hep birlikte göbek atmaya başlıyorlar.

İşte, toplumun geldiği nokta burası.

Av.A.Erdem Akyüz

Hukukun Egemenliği Derneği

Genel Başkanı

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

11/7/2008 - merhaba gokce abla...

Yazan sito
Malesef bu duruma geldık gokce abla..İşsizlık,yoksulluk,yolsuzluk derken gercektende bu duruma geldık.Birilerı bırseylerın kaymagını yıyor ama dıegr kesım fakır ken daha da yoksullasıyor..Ülkemızdekı sınıf ayrımı daha da belırgınlesıyor gıttıkce...insanlar da bır umutdur dıe kumardann, yarısmalardan medet umar oldu. aslında toplum olarak saglıklı dusunemıyoruz bıle..Eskı deger yargılarımızı bıle yerı gelıyo yıkıyoruz.
Ben bızım zamanımızda bunalr oluyosa gelecekten cok suphelıyım..Cocuklarımız ne olucak onu dusunmeden edemıyorum...
Neyse konuyu kapatayım yoksa daha solemesı gereken cok sey var konussam sayfalar sıgmıcak.

senıde sıktım gokce abla..kendıne ıyı bak hoscakal.

Hiç yorum yok: