11 Ağustos 2008 Pazartesi

2. yıldönümü turu :)

5 Ağustos Salı günü 2. evlilik yıldönümümüzdü. (maşallah! 41 kere maşallah!)Biz birbirine klasik hediyeler alıp, yine bir yerlerde yemek yiyerek kutlamaktan hoşlanmayan bir çiftiz, biz gezmeyi seviyoruz. Biz de akşam üzeri başlayan, gece yarısı biten bir Boğaz Turu'na çıktık. Işıklar altında İstanbul en az Paris kadar romantik olabiliyor, birkez daha kanıtladık :)Tur, Eminönü'nden başladı. Bizden başka herkes turistti. Boğazın serin-sıcak sularında ilerlerken güneş batımının ne kadar muhteşem olduğunu bu geziyi yapanlar bilirler...














Derken sonra ilk durak Beşiktaş, sonra Kanlıca, sonra "yahu nasıl olur" dedirten muhteşem, bembeyaz, pırıl pırıl yalıları ile Yeniköy, derken bambaşka bir renklilikle Sarıyer, küçük bir sahil kasabası gibi olan Rumeli Kavaği ve nihayet yemek yiyebileceğimiz , biraz da dolaşabileceğimizi Anadolu Kavağı...Hepsi inci gibi..Dışarıdan izleyen biri gerçek olmayan birşeylerin içinde dolanıyor sanır, masalsı..Şair olsam kesinlikle ilham gelir, yazar olsam kafam biraz dumanlanır ve kendimi kaleme kağıda veririm..Öyle bir güzellik...Ne garip, hergün keşmekeşini yaşadığım, bırakıp gitmek için anı yakalamaya çalışan ben, o gece çok sevdim gördüklerimi..














Vapurumuzdan indikten sonra, yemeğimizi yedik ufak bir kavak altı restoranında, çayımızı içtik...Küçük olan Kavak meydanında 2 tur attık..Derken bir baktık ki vapurumuzun geri dönüş için kalkış vakti gelmiş..Sessiz sedasız ama ciğerlerimizde bol oksijenle yine bindik vapurumuza.Dönüş yolunda sessizce gece yaşayan ışıkları izledik ya da gecenin koyu mavisinde dans edenleri, bol müzikli yerleri, eğlenen insanları...















Yine aynı güzergahı izledi vapurumuz dönüş yolunda da..İneceğimiz iskeleye yaklaşınca çıktık o masaldan, dönük evimize..ve rahaat rahhaaat uyuduk başka bir masala doğru.İstenince İstanbul'da da zaman güzel geçebiliyormuş, sevdiceğinizle başbaşa...Nice yıllara bize! :)

Hiç yorum yok: