11 Mayıs 2009 Pazartesi

motosikletli Tanrı



kesinlikle annemden almışım bu huyumu..kesinlikle...

çok iyi hatırlıyorum, çocukluğumuzda yazları annem de tatilde iken, öğlenden sonra uykularına yatardık kardeşim utku'yu ortamıza alıp. uykuya yatmadan önce annem seslenirdi: "haydi bakalım, herkes alsın kitaplarını eline!"

ve biraz okuduktan sonra şekerleme vakti gelirdi.
ben kendimi bildim bileli annem hep okur..artık yavaş yavaş çalışma hayatını bırakmaya hazırlanıyor ve ileride zamanı daha geniş olacağı için kendisine sürekli yeni kitaplar alıyor, bazılarını okuyor bazılarını ise emekliliğimde okuyacağım diyip, kütüphanesine diziyor ve sonra evlerine ne zaman gitsem, "bak bak bunlar yeni kitaplarım, daha hiç okunmadılar" diyip onları seviyor :)
annem hem mantıklı hem de çok okuyan, bilgili, duyarlı bir kadın olduğundan, sorulan çoğu sorunun cevabını verebilir. bence öyledir. her konunun Esin Hocasıdır o bana göre :) canımdır!


işte bu genlerle doğduğumdan, ben de gece yatmadan önce, serviste, otobüste, her boş anımda sürekli okuyorum. kendisiyle övünen bir tip değilimdir ama bu huyumu ve anneme benzeyen bu tarafımı seviyorum ;)
işte son dönemlerde okuduğum hoş kitaplardan biri:

Harley'le Gelen Tanrı

yazarı Joan Brady, Türkçesi Nil Gün tarafından hazırlanmış, Kuraldışı Yayınları'ndan çıkmış bir kitap.

otuzyedi yaşında, yaptığı işten bezmiş, kilolu, hayatına bir düzen getirememiş, hemşire Christine Moore, son bir gayretle eskiden kendisinin ve eski sevgilisinin çalıştığı hastane geri dönüş yapar, fakat kendisiyle birlikte iken evlenmeye tamamen karşı çıkan sevgilisinin, artık evli bir adam olduğunu öğrenince, aklını sağlam tutan son teller de kopar. hayatındaki diğer tüm olumsuzlukları da düşününce, kendisini bir barda bulur. hayattan, işinden, erkeklerden, kendisinden nefret etmektedir.

işte tam o sırada...

karizmatik bir adamın kendisi ile ilgilendiğini farkeder..işte bu adam, Christine'in hayatını tamamen değiştirecek adamdır ve gerisi muhteşem olacak hayatı işte orada başlamıştır!

kitabı okurken, daha hızlı nasıl okurum diye kendimi zorladığım anlar oldu. sanırım her insan, hayatında bir şeyleri düzeltebilme, devam ettirebilme, yönlendirebilme gücünün zaten kendisinde olduğunu söyleyecek "tanrısal" başka bir insana ihtiyaç duyar. bir de bu insanın gerçekten "tanrı" olduğunu düşünün. ;)

ben işte tam da bu duygu ile okudum ve kimi yerlerde bana da konuşuyormuş gibi hissedip, söylediklerini düşündüm, kimi yerlerde ise christine'in coşkusuna kaptırdım kendimi...

roman okuma konusunda çok seçici olan ben için güzel bir değişiklikti. kafa dinlendirmek isteyenler ve azıcık düşünce molası vermek isteyenler için ideal ;)

2 yorum:

lunawar dedi ki...

tanrı olsaydım.. ben de Harley'e binerdim:))

Adsız dedi ki...

Kitabın ismini aldım:)konusu cok ılgı cekıcı Gokce abla:) en kısa zamanda kıtapcımın yolunu tutmalıyım...sito