7 Ekim 2009 Çarşamba

bağ bozumu

bu fotolar, taa 6 Eylül'de gittiğimiz Gülor şarapları bağ bozumu gezisinden kalma...
yazıcam yazıcam diyip ertelediğim gezimiz yani.


vala çok keyifli bir geziydi. bi sürü şarap denedik. beyazı kırmızısı allısı morlusu...
bir de hiç bilmediğimiz şeyler öğrendik şarap pazarıyla ilgili...
mesela, Türkiye aslından şaraplık üzüm üretmek için çok verimli topraklara sahip olsa da, tohumundan fıçısına, damıtma makinlerinden mantarlarına kadar her şey yurtdışından geliyormuş!


şişeleri bile dışarıdan geliyormuş yahu. anlatılana göre, kullanılması gereken şaraplık şişeler şu an şişecam'ın ürettiği klasik şişelere uymuyormuş. ayrı bi modelleme, kalıp vs. çalışması gerekiyormuş, bunu da maliyet yüzünden şişecam yapamıyormuş. o yüzden onlar da dışarıdan...


yani biz yerli neyi içiyoruz derseniz Türkiye'de, toprak bizden, hava bizden, su bizden...e yeter değil mi??!!


bağı, mahseni, üretim bölgelerini gezdik. bağda çalışan Şarköy'den gelmiş teyzelere yardım ettim azıcık. yani önümüzdeki yıl çıkacak yeni Gülor şaraplarında benim de emeğim var :))

üzümlerinde tattık biraz, çok güzeller! ben hayatımda böyle güzel üzüm yemedim herhalde. küçükler ama tatlılar. tam benlik...bi de kokuları var ki, misss gibi...


Gülor bu işe çok porfesyonel yaklaşıyor. Türkiye'de aslında bu işi "alaylı" olarak yapan nice küçük işletme var ve çok da şık yapıyorlar (hayatımda içtiğim en güzel şarap Bozcaada şarabıdır mesela ve etiketsiz, küçük bir işletme şarabıdır. halbu ki porto şarabı içmişliğim dahi vardır..)
devlet desteği olmadan, kişiler-işletmeler ellerinden ve bütçelerinden geldiğince, daha çok bu işi sevdikleri için yapıyorlar. yani kâr marjı çok düşük. bu işi hakkıyla yapabilmek adına, Gülor şarapları en başta tasarlanırken, yurtdışından - Fransız ve İtalyan - uzmanlardan toprak, arsa ve diğer tüm detaylı süreçlerle ilgili rehberlik almışlar. 5 yıl sürmüş neredeyse. ilk tohumlar ekilmiş ve 5 yıl sonra da ilk hasat alınmış..
ne uzun bir emek...

o gün bi dolu şarap aldık, güzel günlerde içmek nasip olur inşallah...











2 yorum:

philosophique dedi ki...

Ne tesaduf yahu, ben de sali gunu bloga yaz basinda gittigimiz ama yazmayi unuttugum bir sarap tadimi gezisinden resimler koymustum! :)
Gokcecigim nerede bu Gulor'un baglari?

biberli dedi ki...

okudum az önce yazını, yaz heyecanından yazamadık demek ki ikimiz de :)))

Gülor'un bağları Şarköy'de Gaye'cim, denize nazır, pırıl pırıl...
bi daha bi daha gidesim var..