6 Ocak 2010 Çarşamba

2010 dediğin ne ki, lafla geçer dostla kalır...

yılbaşını "dost" sıcaklığında geçirip, hediyelerimizi çam ağacının altından aldık. hani bazı dostluklar vardır; hiçbir şey yapmazsınız bazen birlikteyken ama sıkılmazsınız da...birlikte olmak yeter...işte bu gece de geride kalan 18 senelik dostluk gibiydi..birlikteydik. birbirimizi çok özlemiştik...
o gece düşündüm ama melakoli yaratmamak adına ağzımı açmadım: ne çok şey yaşadık beraber değil mi canlarım? her birimiz kendi çapında iflah olmayan karakterler de olsak, hep sevdik birbirimizi..birbirimize en kızdığımız anlar da bile...

derken bu çembere yeni güzel kalpli insanlar katıldı...(enişte:) tardu'cuk ve sevgilim tolga'm...biz delilerin arasında yaşamlarına devam etmeye çalışıyorlar :)) iyi ki geldiniz de daha bi kalabalıklaştık...gökçe'm, hala bir sandalye boş, unutma...;)

yeni yıla ha girdik ha girecek telaşı arasında dvd'den cem yılmaz gösterisini sanırım 100. kez falan izleyip, yine birbimizin üstüne yıkıla yıkıla güldük...gerçi tardu ve irem kibar kibar gülüyorlardı, biz gökçe ile biraz cıvıdık galiba..votka da dokunmadı ama cem yılmaz yıktı işte :)
peren'im ve tolga'm cem yılmaz izlerken uyuyan insanlar olarak tarihe geçtiler. gerçi bu, tolga'mın ikinci şampiyonluğu ya neyse.. :))

işte böyle...herkesin olduğu gibi bir geceydi. her zamanki gibi...birlikte yeni bir yıla girmek, birlikte büyümek, yaşlanmak çok güzel canım dostlarım...hayatımın güven veren köşelerindensiniz; sıcacık...

iyi ki varsınız, sizi seviyorum..
her şey gönlünüzce olsun...

bu da yılbaşı kedisi MAYA! delişmen bir kız çocuğu..evin şımarığı...irem'in kedisi...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Birbirimizin, sıcak, huzurlu, güvenli evleri gibiyiz değil mi?
Hani vapur Kadıköye yanaşır da, sen de kendini evde hissedersin, mutlu olursun. İşte öyle bişey....:-)
Ne kadar uzak denizlere açılacaksak da yanaşacak bir iskelemiz hep olacak...
Sevgiler ve öpücükler
Gökçe