20 Ocak 2010 Çarşamba

CELTA notları - 2

CELTA'dan bu yazımda daha önce biraz bahsetmiştim.

şimdi de bu eğitimde nelere özellikle dikkat edilmeli, ondan bahsetmek istiyorum...

2,5 aylık yoğun eğitim boyunca toplamda 8 adet derse mutlaka öğretmen olarak girmek gerekiyor. bu derslere "öğretme pratiği" yani "teaching practice" deniyor. her derste öğretmen adaylarını notlayan bir de "baş öğretmen":) var. bu, sekiz derste gitgide sayıları artan farklı kriterlerden notlanıyorsunuz. kriterler, öğretmen adaylarının tüm cumartesi günü aldıkları eğitimlerin içereğine göre artıyor. örneğin diyelim ki; en son cumartesi dersinde (bunlara "input session" deniyor) "dinleme" (listening) derslerin nasıl yapılması gerektiğine ait bilgiler verildi. siz de hafta içi anlatacağınız dersinizde "listening" yapmak istiyorsunuz, işte o zaman sizin cumartesi günü anlatılanları uygulayıp uygulamadığınız takip ediliyor. eksik yapmışsanız, mutlaka ders planınıza uyarı olarak yazılıyor. bunu geliştirmek zorundasınız demek bu...

ders anlatımlarında önemle üzerinde durulan ve notlanan öncelikli noktalara gelirsek:

* TTT (teacher talking time): öğretmenin sınıf içi konuşma süresi. bu, mümkün olduğunca kısa ve öz olmalı, öğrenciye konuşma fırsatı verilmeli. TTT'niz yüksek olduğunda ciddi bir not kaybı oluyor.

* STT (student talking time): öğrencilerin ders sürecinde konuşma süresi. yukarıda da dediğimizi gibi bu süre öğrenci için uzun, öğretmen için kısa olmalı

* Student centered lesson: öğrenci odaklı ders; derslerinizi her ne kadar siz hazırlasanız veya siz o sınıfın öğretmeni de olsanız, dersler mutlaka öğrencinin pratik yapması ve anlatılan konuyu daha kavraması üzerine olmalı. öğretmen görevi verir, öğrenci pratik yapar.

* Eliciting: bu da çok önemli ve ne kadar çok eliciting yapılırsa, öğretmenin TTT'si o kadar düşüyor. "eliciting", bu soruyu sormak ve cevabı öğrenciden almak (biliyor olduklarına emin olsanız dahi) ya da bir sümle kurarken, cümleyi belli bir yere kadar kurup gerisini öğrenciden almak demektir. eliciting daha çok öğrencinin konu üzerinde beyin fırtınası yapmasını sağlar, eksiğini anlamasına yardımcı olur. bu konuya aşağıda bir daha değineceğim.

* Instructions (yönergeler): dersinizi anlattınız, dersinizle ilgili sınıf içi pratik yaptırmak istiyorsunuz. öğrencilere vereceğiniz görevi "adım adım", kısa ve net cümlelerle - mümkünse vücud diliyle de ifade ederek- anlatmak. örneğin; öğrencilerin ellerine bir kağıt ve bir kalem almaları ve sınıf içinde dolanarak birbirlerine öğrettiğiniz ve daha önceden öğrendikleri kalıplara göre soru sormalarını ve cevapları da not etmelerini istiyorsunuz. o zaman yönergeleriniz şu şekilde olmalı:

- take a pencil and a paper (bir elinize kağıt, öbür elinize de bir kalem aldığınızı görmeliler bunu söylerken)
- walk around the class (sınıfta yürüyorsunuz)
- ask one of your friends "where are you from?" (sınıftan bir öğrencinin önüne gidip soru sorulmalı)
- let your friend answer the question
- note the answer on your paper (cevabı elinizdeki kağıda yazın)
gibi...
bu açıklama süreci öğrencinin göreve, etkinliğe ne kadar ilgiyle ve motivasyonla katılacağını belirliyor.

* ICQ (Instruction check questions): öğrencilere pratik imkanı veren sınıf içi çalışmaları yukarıdaki şekilde anlattıktan sonra, öğrencilerin anlttığınız bu yönergeleri doğru anlayıp anlamadıklarını kısaca kontrol etmeniz gerekiyor. işte bu kontrol sorularına da ICQ deniyor.

*CCQ (Concept check questions): özellikle dil bilgisi konuları anlattıktan sonra öğrencilerin konuyu iyi kavrayıp kavramadığını anlamak için sorulan sorular. örneğin; dersinizin konusu "present tense" diyelim ve dersinizi anlattınız. öğrencilerin bu zamanı daha iyi anlayıp anlamadıklarını şu tip sorularla kontrol edebilirsiniz:

Cümlemiz "I would like to play football at the weekend" olsun.

- Is the action in the past or in the future?
- Is it polite or rude?

gibi.

bu yöntemi kelime öğretirken de uygulayabilirsiniz. örneğin öğreteceğiniz kelime "to be rich" olsun ve kelimeyi bir resimle öğretmek istiyorsunuz. resmi projeksiyon makinesinden yansıtabilir veya tahtaya öğrencilerin görebileceği büyüklükte büyüklükte çıktısını alıp yapıştırabilirsiniz.


bu durumda sorularımız:

-Is he poor?
-Does he have a lot of money?

ICQ'larda en önemli nokta, soruların "evet/hayır" soruları olmasıdır.

* Demonstration (sunum): Sınıf içi çalışmaların nasıl yapılacağı anlatılırken, yukarıda da belirttiğim gibi, vücud dilini kullanmak da önemli. kendinizi öğrencinin yerine koyup, ilk defa böyle bir alıştırma gördüğünüzü, ingilizceyi öğrenmeye çalıştığınızı farzederek çalışmanın detaylarını teatral bir sunum içinde verebilirseniz çok etkili olacaktır.(hem öğrenciler ve siz eğlenmiş de oluyorsunuz:)


* Feedback (Geridönüm): her sınıf içi çalışmadan sonra MUTLAKA bir geri dönüm öğrencilerden alınmalı, cevaplarını kontrol etmeliler. bunu çeşitli yöntemlerle yapabilirsiniz:
- cevapları basılı bir şekilde öğrencilere vererek/projektörden yansıtarak/OHT'den yansıtarak
- bu aşamada cevapları vermeden önce de öğrencileri derste işlenen konuya göre, önce gruplar halinde ya da ikişerli bölerek, ilk önce kendi aralarında cevaplarını kontrol etmelerini, birbirlerini düzeltmelerini sağlayabilirsiniz. öğrenciler geri dönümler sırasında en iyi kendi aralarında yaptıkları düzeltmelerle öğreniyorlar.


* Monitoring (Gözlemleme): Öğrencilere sınıf içi çalışma verildiğinde mutlaka ve mutlaka öğretmen tarafından da izlenmeli. Başlarında asker gibi dikilerek değil ama orada olduğunuzu ve istedikleri zaman size soru sorabileceklerini hissetmeliler ve öğretmen de mutlaka güler yüzle cevap vermeli. her soruya o an cevap vermek mümkün değilse eğer, öğrenciye "dersten sonra bunu konuşalım" denlimesi en uygunu. çünkü cevap vermediğinizde, öğrencinin derse olan ilgisi eksiliyor.


* Materials (ders içi malzemeler): Dersi anlatırken ve/veya konuyla ilgili sınıf içi çalışma yaparken kullanılan malzemeler de öğrencilerin dikkatini toplamak, konuyu daha çabuk kavramalarını sağlamak açısından çok önemli. yukarıda da bahsettiğim gibi, kelime öğretilirken resimlerin veya çeşitli oyunların kullanılması yani eliciting yani öğrencinin kelimeyi anlaması/bulması için emek vermesi dersin havasını değiştirdiği gibi, öğrencinin öğrenmesini de doğrudan etkiliyor. parlak renkli resimler, projeksiyon makinesinden paylaşılan bilgiler, videolar, power point sunumlar, dinleme dersleri için kullanılan ilginç konulu konuşma parçaları, müzikler vb. her şey inanın dersin çok daha verimli geçmesine çok yardımcı oluyor. şayet benim en sevdiğim kısım buydu, yani amaca en uygun ve en renkli malzemeyi hazırlamak

* Rapport/Pacing: "rapport"u öğrenci ile öğretmen arasında kurulan güven ve uyum ilişkisi, "pacing" i ise öğrencinin hızına uyum sağlama, adımlamak, ilerleme hızı olarak Türkçe açıklayabiliriz. öğretmenlik aslında bir dans gibi bence -bütün ilişkilerde olduğu gibi-. uyumlu olmak, güven duymak, içten ve dürüst olmak yapılan işin hızını da kalitesini de en başta etkileyen unsurlar.

ciddi birer "öğretmenlik pratiği" olan bu dersler sırasında inanın öğretmenliği ya çok seviyorsunuz ya da nefret ediyorsunuz.
bende öğretmenlik hamuru var kesin, annemden kuvvetli bir şekilde bu özelliği almışım :) çok ama çok zevkli, şu anda bu yazıyı yazarken de öğretmenliği, ders planı hazırlamayı, ders anlatmayı çok ama çok özlediğimi hissettim...
öğrencileriniz bir şey öğrenirken siz de bir şeyler öğreniyorsunuz emin olun ve işte bir de bu duygu beni bu mesleğe daha da çok bağladı...

CELTA eğitimleri içinde yer alan derslerde temel olarak dikkat edilmesi gereken belli başlı noktalar yukarıdakiler gibi. umarım ilgilenenlere faydalı olur...

2 yorum:

Adsız dedi ki...

merhaba,
öncelikle sitenizi cok yararlı buldum gerçekten celta için türkiyede bir bilgi paylaşımı sitesi yok sayenizde bilgilenmiş olduk. bende yeni basvurdum ve kabul edıldım cok sukur =) yakında baslayacak kurs ,onumde yogun bir süreç var şimdiden gözümde büyümeye başladı=)basvurmadan önce yazılarınızdan cok yararlandım şimdide celta notları 2 sayesinde kurs içereği hakkındada fikrim var çok tesekkurler emeğiniz için .Benim bir sorum olacak size;Şu an ingilizce öğretmenliği yapıyormusnuz ? iş bulmanızda celta nın payı ne kadar oldu ? ve herhangi bir üniversiteden ingilizce öğretmenliği diplomanız varmı ? benim daha hiç bir iş tecrubem ve yok umut var mı öğrenmek istiyorum=)celtanın iş bulmamda faydalı olacağına inanıyorum.

tesekkurler

biberli dedi ki...

Merhaba,

Önceklikle eğitime kabul edildiğiniz için sizi tebrik ederim. Biraz yorucu bir süreç olacak ama çok da zevk alacağınızı umut ediyorum.

Eğitimden sonra umutsuzluğa hiç gerek yok, http://gokceninozsesi.blogspot.com/2010/02/celta-notlar-3-kariyer-imkanlar.html bu linkteki yazım endişelerinizin geçmesi veya en azından hafiflemesi için size yardımcı olacaktır.

Benim üniversite diplomam öğretmenlikle ilgili değil ve hiç öğretmenlik tecrübem yok ancak öyle güzel öğreniyorsunuz ki öğretmen olmayı eğitimler sırasında, sanki yıllardır bu işi yapıyor gibi hissedeceksiniz ;)

Başka yardımcı olabilceğim sorunuzu olursa seve seve, bilgimin yettiğince tabi. Ama benden önce, eğitim aldığınız kurumdan (ki bu British Side ise Laura ve Elif'tir) size çok güzel yol göstereceklerdir.

Başarıalr diliyorum..
sevgiler..