24 Şubat 2010 Çarşamba

büyü var, bilir misiniz?

.....

“Çünkü Arabide aynı kökten gelen “hayret” ve “hayranlık” sözcükleri onların lügatında yoktu ve onlar mucizelere şaşmamak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Nitekim, dünyanın döndüğüne en sonunda kafaları basınca bu kez de buna hayret etmekten vazgeçmişlerdi. Aynı şekilde onlar, düşlerini anlatanlara da kızıyorlardı. Çünkü düşler, onların gerçeklik duygularına aykırıydı. İşin kötüsü onlar, kendi gerçeklik duygularına gerçeğin ta kendisi diye bakıyorlar, aşina oldukları ve şaşırtıcı bulmadıkları herşeye gerçek diyorlardı. Oysa bu, gerçekdışı olanın tanımının ta kendisiydi. Çünkü Dünya’nın kendisi, bir mucize olarak, düşlerden katbe kat daha şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcıydı.”


diyor İhsan Oktay Anar, Kitab-ül Hiyel‘de.. Belki en iyi o anlatıyor...

foto by Luna

3 yorum:

lunawar dedi ki...

domates yetiştirme maceralarımda bir tohum yeşillenirken hayran kalan ben, şimdi çocukların doğumuna şahitlik ediyorum.. şanslıyım di mi?

biberli dedi ki...

luna'm, değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir, demiş amca...

bi gün ben yaşlanınca ve -kısmet- yeniden dişlerim çıkarsa (100 yaş civarı oluo bu), sen görüntüle isterim...
bu da başka bir başlangıç nihayetinde ;))

lunawar dedi ki...

tedirgin etme beni:)