30 Nisan 2010 Cuma

güneşli serin bir bahar sabahı İstanbul'da küçük bir kalbin dedikleri...


az kaldı...

kalbin ağızda atması ne demekmiş, bizzat deneyimliyorum...
psikopatça belki ama hoşuma gidiyor :)

lakin, kediciklerimi bir ay boyunca bırakıp gidecek olmak yüreğimi dağlıyor bi tek...
kesin küsecekler bana..kesin...gerçi biliyorlar, onlar için canımı veririm...kedi de olsalar, biliyorlar...
ama düşününce, beni de annem sorgusuz sualsiz bırakıp gitseydi ben çocukken, kesin ben de küserdim, bu kadar empatik davranıyorum kediciklerime, siz düşünün ne haldeyim...

bi de sevdiklerimi özleyecek olmak var...
ama Tanrı beter ayrılık vermesin değil mi? değil mi annem?
***
İstanbul'da serin bir bahar devam etmekte...epey serin...ama güneşli bi gün bugün...güzel...
ama bu şehri içinde sevdiceklerimi sakladığı için seviyorum daha çok...yoksa bana her yer "ev"...
bugünlerde BEBE'ye takıldım...sessizlik gibi rahatlatıcı geliyor bana...
her şarkısı ayrı güzel ama TU SILENCIO ayrı...
bi de SIN PALABRAS var çok çok sevdiğim...(klibi tam bir Japon yapımı Türk filmi gibi, ayrıca şarkı Japonca:)


huzurlu bir huzursuzluk gibi geçiyor saatler...
takılıyorum işte böyle bir cuma günü daha...

Hiç yorum yok: