16 Nisan 2010 Cuma

ok...

korkularla nereye kadar yaşanır, hım?
"hayat, benim seçimlerimin sonucudur" cümlesini kaç defa kurup, sonra üzeri kapatılır?

Doğan Cüceoğlu der ki: şikayet etmek, hayatının sorumluluğunu al-a-mayan insanların yaptığı bir şeydir.

ne doğru değil mi?
evet cevabını verirsek, süper egomuz, süper olmaktan çıkar mı? :)

ve benim cevabım evet...
onun için;
yakında, ne zamandır içimde büyüttüğüm, beslediğim bir yolculuğa çıkacağım sevgilimle...ilk günleri harici plan yapmıyoruz...uzağa gidiyoruz, bir aylık yok olucaz...bildiğin puf!
ama bu kıvama gelmem yıllarımı aldı, başında beri bu blogu takip edenler bilirler...

"Ulan iyi ki yapmışım be!" diyeceğim bir şeyin sonsuz tadını almaya gideceğim...belki yatacak yer bulamayacağız, bilmiyorum..belki de parasız kalacağız, onu da bilemiyorum...
ama yüzde elli elli...ve ben bardağın dolu tarafını çağırıyorum hayatıma bağıra çağıra...

köstebek misali....

bu kadar yaklaştım...korkmak yok, ok yaydan çıktı gidiyor...yuppiiiii! :)

sonra.....

Yeni Türkü'nün de dediği gibi şarkısında:

Dönmek, mümkün mü artık

Dönmek, onca yollardan sonra

Yeniden yollara düşmek

Neresi sıla bize, neresi gurbet

Al bizi koynuna ipek yolları

Üstümüzden geçiyor gökkuşağı

Sevdalı bulutlar uçan halılar

Uzak değil dünyanın kapıları

Neresi sıla bize, neresi gurbet

Yollar bize memleket

Gitmek, mümkün mü artık

Gitmek, onca yollardan sonra

Yeniden yollara düşmek

Rakılı akşamlar, gün batımları

Çocuk gibi ağlar yaz sarhoşları

Olmamış yaşamlar, eksik yarınlar

Hatırlatır her şey eski aşkları

Neresi sıla bize, neresi gurbet

Yollar bize memleket

Hiç yorum yok: