29 Haziran 2010 Salı

deli deliyi görünce ne yapar?



bugün, az önce yine yeniden yağmur başladı, fonda gökgürültüsü...

haftasonu yoruldum ondan herhalde sallana sallana işe gidip geliyorum, bu sabah yatak bana yapıştı ben de yatağa...ama kalktık geldik. iş bu, şakaya gelmez...

gelir de, az ciddi davranmaya çalışıyorum bu aralar işime karşı yoksa duygularımız hala eskisi gibi, b,r değişiklik yok aslında. o beni sevmiyor ben de onu. ama birbimizi bi süre daha kabul edip, hayatımıza devam edeceğiz. şimdilik görünen o. ama bu, buzdağının altı mı üstü mü yoksa hepsi mi emin değilim. diyeceğim hep yanı, yaptığı işi sevmeli insan, üretmeli, kafa yormalı vs. rutin çok tehlikeli...nefes alırken bile rutin değiliz, iş de nasıl oluyor ona şaşıyorum...

neyse, ofis dedikleri bu sahalardayım bir süre daha. haberini aldım. kısmet.

****

sevgilim bir isim raporu çıkarttırmış bana. detaylı bir rapor. doğum tarihi ve isminize göre hayatınızı ve kişiliğinizi analiz ediyorlar. vala tamamına yakını tutuyor. hayatı 3 bölüme ayırmışlar ve her bölüm aslında öğrenmemiz gereken derslerden bahsediyor.

birinci bölüm: doğumdan 27 yaşa kadar. ikinci: 27 - 54 yaşlar arası ve üçüncü ise 54 sonrası-artık ne kadar ömrümüz varsa..

ben ikinci gruptayım şimdi. diyor ki, (daha önceki sayfalarda da söylemişti) "hayatınızın amacı insanları ve hayatı anlamak. eğer ilk bölümde (27'ye kadar) öğrenmeniz gerekenleri öğrendiyseniz, artık başkalarına yardım etme durumuna geçmelisiniz. bunu öğretmenlik, danışmanlık veya başkalarına yardımcı olabileceğiniz sanatın çeşitli kolları ile yapabilirsiniz. (e ben bilmeden zaten öğretmenliği seçmişim:)"

bir de sonunda size kişiliğinizle ilgili meslekler öneriyorlar. örneğin bana öğretmenliği önermişler :) sevgilime de bilgisayar programcılığı. e biz doğru yoldayız o zaman :)

hı bi de ismim ve soyadım arasında bir denge olmadığından bu beni çelişikilere de sürüklüyormuş. bir tarafım çok evcimenken diğer tarafım seyahat seyahat diye bağırıyormuş :) e öleyim zati. doğru şeyler yapmak ve mutlu olmak için, aklınızı ve algılarınızı açık ve sakin tutmalısınız diyor. (zaten yıllardır bu iç sesi sakinleştirmeye uğraşmıyorum ya)

dediğim gibi epey kapsamlı bir rapor, çok hoşuma gitti. :)

****

kedicik hala veterinerde. zor toparlıyor kendini yavrucak. ama yapacak bir şey yok, iyileşmesini istiyorum, sonra kimse almazsa sitemizde bakacağım, bir de boynuna güzel bir tasma takacağım, yaşı gelince de kısırlaştıracağım...ama hala isteyen olursa, iyileştiğince ücretsiz olarak alabilirler bebeciği...

****

bizdeki bebeklerin durumum maşallah iyi...

kediler değişik hayvanlar. inanılmaz bir sahiplenmeleri var. hani derler ya kedi evini, köpek sahibini sahiplenir diye, öyle evet. ama bizim şanslı delisinin derdi benim. nerdeyse kucağıma ana kucağı takıp öyle dolaştıracğım haspamı :) bundan şikayetçi değiliiiim, o bana yapışık ben her iki bıdığıma da... :) Allah nazardan saklasın bebeklermiiii! :)

***

Pazar gecesi, tam oturacağım artık, kombinin borusundan tazzikli su fırkırmaya başladı. mutfak ve dolapların içi beş dakikada göl oldu. petek havasını boşaltın dediler, boşaltık boşalttık, yok olmuyor. derken gece 12 gibi teknik servis geldi. biz her sene kombimizin garantisini yaptırıyoruz yoksa bakımı ve parçaları çok pahalı. neyse teknik servis hemen halletti sorunu ama ben o gün silmediğim kadar yer sildim herhalde...bardağın dolu tarafından bakıp, oohhh dolaplarım da bir daha temizlenmiş oldu diyorum :) bardak bu, boşa bakınca hep boş kalıyor meret! :)

sonuç: kombinizin her sene düzenli garantisini yaptırın...

***

sonisphere bu haftasonu İstanbul'daydı. bizden elçi olarak Luna'yı gönderdik :) Luna, konser sahnelerin görselliğinden çok bahsetti, Rammstein'inki acaipmiş hatta. sürekli bir alev topu olayı varmış sanırım :) adamlar deli zaten akıllı değiller ki. bir de Manowar'ın solistinin Türkçe konuşma yapması var, dağıldım :)

o konuşma işte bu adreste, tıklayınız.

Metallica'yı görmeyi, dinlemeyi çok isterdim. duyduğuma göre inememiş sahneden adacağızlar zaten...ne güzel. ben Metalliac konserine gittiğimde böyle değildi. bir görev bilinciyle sahneye çıkıp, kuru kuru şarkılarını söyleyip gitmişlerdi. şimdi Luna anlatınca nasıl canım çekti..sevgilim de Megadeth ve Metallica'yı görmeyi istermiş...

bi dahakine biz de gideriz inşallah...

Luna yakında bloguna bu konserler hakkında bir yazı girer bence, ordan takip edebilirsiniz.

o da burası

****

ben ders hazırlıyorum ya. bu aralar konular CLAUSE'lara geldi. Allah'ım ne sıkıcıymış hazırlaması. ne gerunds ne passive, bu noun clasuse olayı beni yedi yedi...offf...

****

ingiltere'den geldiğimden beri facebook'a girmedim. hiç aklıma gelmiyor. hesabımı kapamayı düşünüyorum. neden var ki? videoları izlemiyorum, foto bakmıyorum, kişi eklemiyorum. beni eklemek isteyenleri bile açmadığım için görmüyorum veya görsem de eklemeyebiliyorum. e yani? iyice manasız gelmeye başladı. çok geyik gibi.. kapatıcam sanırım...

bir sürü kitap aldım. aynı andan bi sürü okumaya çalışıyorum, zaman yetmiyor...yakında onları da paylaşacağım buralardan inşallah...

****

bu haftaki rapor böyle...10 dakka molası bitti, işime döneyim...

araştırma sektörü bensiz ne yapar sonra :)))))))))))))))

Hiç yorum yok: