26 Temmuz 2010 Pazartesi

ey ağaç gölgesi! sen nelere kadirsin!


bir ağaç gölgesi düşünün...

altında kırmızı ekoseli bir örtü, üzerinde bir kadın yatıyor, beyaz elbisesi gökyüzüne nispet eder gibi, pırıl pırıl..aklında acaba hangi muzurluklar, çıplak ayaklarıyla kızı ile çimlerde mi koştursa, yoksa kedi gibi sevgilisine mi sokulsa? ikisini de yapar sonuçta.. dayanamaz sevdiklerinden ayrı kalmaya bu kadın...hayatı geldiği gibi yaşamayı sever de, sevdiklerini bırakamaz o...

bir çocuk sesi, acaba hangi melekle oynamak ister...? birilerinin kollarında hızlı hızlı dönüp, oyun oynarken, ileri de hatırlayabileceği mutlu anılarına birisini daha ekler....mutludur ve güvenlidir...

bir adam... vakur tavrından çok kopmadan katılmak ister bu oyuna, katılır da. vakurluğundan ödün verir, mutluluk alır...seviyordur netice de, aşıktır...
bir adam daha var gölgenin altında. sakin, acaba kafasında neler var? düşünür, kısık gözlerini iyice kısar ve izler. dünyayı anlamaya mı çalışır acaba yoksa akışa mı bırakmıştır kendini...? hiç rahatsız da değildir yerinden, keyifli ve sakin. şu koskocaman dünyada, karmaşıklıklar ve çirkinlikler içinde kendine sakin bir köşe bulmuştur, oradan izler her şeyi...
kadınını sever bir de..çok sever...kadın da ona düşkündür
..hani derler ya bir elmanın iki yarısı diye...kadın kırmızı, adam yeşil elma..ama ikisi de aynı özlerinde aslında...
bir köpecik vardır bir de, bu ekibin belki de en sakini...hayata şanssız başlamış gibi görünse de, artık çok seviliyordur ve seviyordur...sağır kulaklarına inat, bütün sevgi sözcüklerini duyar ve karşılık verir taşarcasına...


o ağaç gölgesi bir çok sevgiyi, paylaşımı saklar böyle işte...belki her gün belki her haftasonu...asıl olan da budur; bir karış örtü üzerinde, bir ağaç gölgesinde, saatlere çok da takılmadan, bir çocuk gülüşünde, bir hayvan bakışında, bir insan dokunuşunda mutlu olmaktır...

bu haftasonu, kocaman yaşlı dünyanın ufacık bir noktasında, dünyanın belki de hiç umurunda olmayan bir avuç canlı, kenetliydi birbirine...hayatlarında bir gün çalarcasına değil, hayatlarına bir gün hediye edercesine...

4 yorum:

Umudum dedi ki...

sanırım ağlayacağım...ne güzel yazmışsın olum!

lunawar dedi ki...

şişşştt.
dağalın..

biberli dedi ki...

vala hissettiklerim bunlar umud...çok keyifli bir cumartesi günüydü...çok!
bir de; mutlulukdan ağlamak en güzeli, değil mi? ;)
öperim

Luna, iki dakka bi adam ol ya!

lunawar dedi ki...

of ya..
of ya..
:(