21 Temmuz 2010 Çarşamba

keskin sirke küpüne zarar

dün Hande'nin kedisi dudağımın tam üstünden "sevdi" beni, şimdi bir çizgi halinde izi duruyor bu sevginin...valla ufacık falan ama o bir dişi kediydi. düşünün yani, hem kedi hem de dişi!
e hakettim ben böyle bir "sevgiyi"...kadın milleti işte, kedi de olsa, çok üstümüze gelinince sanırım hepimiz "seviyoruz" :)

bugünlerim beklemekle geçiyor...işimle ilgili haber bekliyorum, bi de temmuz'un sonunda sevgili Demirel ailesi ile çıkacağımız tatili bekliyorum...uf, hadi tatilin zamanını biliyorum da, işinkini bilmiyorum. her an her şey olabilir...hayır beni tedirgin eden bu beklemek denilen şey...sevmiyorum beklemeyi..

kendimi kitaplarıma vurdum yine...beni en iyi onlar sakinleştiriyorlar sanırım. düşünmemi engelliyorlar..
her zamanki gibi bir kaç kitabı aynı anda okuduğum için, bitmiyorlar tabi. Mina Urgan'ın "Bir dinozorun anıları"nı üniversiteden sonra tekrar okudum. o zamanki ben 20 yaşında idi, fakat şimdi 30 yaşındaki ben bambaşka bir gözle okuyorum ve sanırım daha çok keyif alıyorum...

bi de önemle belirtmek isterim ki, Maina Urgan kişiliğinde birini tanıyorum ben. ay ne kadar çok benziyorlar. o da çerkez, o da alkolü çok sever, o da hafif tırt...ve başka daha bir çok şey...bu kişi LUNAdır...vala Luna'cım, okurken seni görüyorum, yaşlılığın da inşallah böyle olur...hep hafif tırt yani :)

bazı bölümler var kitapta işaretlediğim, paylaşmak istiyorum buradan.:

- " ....Kırk yıllık öğretmenliğim sırasında şunu anladım ki, ya iyi bir oyuncu gibi inandırıcı olacaksın, seni benimseyecekler; ya da sana inanmayıp reddecekler. Bir de sevgi giriyor işin içine. Eğer öğrencilerin seni sevmezse, sen de onları sevmezsen, onlara bir tek şey öğretmenin yolu yoktur."

- "...Kendim doğru seçimi yapmıştım ve mesleğim ömrüm boyunca mutlu etti beni. Öyle mutlu etti ki, bu mutluluk yetmiyormuş gibi, bana üstelik para verilmesine ilkin şaşardım. Her ay maaşımı alınca, elimde paralar, bölümdeki arkadaşlara koşar, "bana gene para verdiler" derdim hayret içinde. Hayret etmem doğaldı; çünkü salt zevk için yaptığımbir ş, ekmek parası da sağlıyordu bana. Böyle bir mutluluğun kaç kişiye nasip olduğunu bilemem."

- "...Hepimizin bildiği gibi, yaşayabilmek için bir amaç edinmek, o amaç uğruna çalışmak şarttır. Çalışmak değil, stres altında çalışmaktır insanı mahveden. ..."

-"...İhtiyarlar kendilerine bir uğraş bulmazlarsa, "ah! vah! bu hallere mi düşecektim ben!" diye kndilerine acımaya başlarlarsa, işin sonu felakettir. Çünkü yalnız yaşlıyken değil, gençken de kendine acımak, bir insanın kendi benleğine karşı işleyebileceği suçların en yıkıcısıdır. Kendine acıyanın, ne kendine hayrı dokunur, ne de başkalarına...."

okuyanlara bir daha bu kitabı okumalarını, okumayanlara ise okumalarını şiddetle tavsiye ediyorum..çok eğlenceli ve hiç bilmediğimiz dönemlere, şairlere, yazarlara, düşünürlere ait bir çok güzel anılar var.YKY yayınlarından...

Tchibo'da bu ay doğu rüzgarı teması var...katalogdan baktım da sağlam bir Fas havası estirmişler...çok hoş şeyler var. ben severim zaten Tchibo'yu...girdim mi ufak da olsa bir şey almak hoşuma gider...katalog burada, buyrunuz.


bugünlerde bi çikolata krizindeyim ki sormayın. bir havuz dolusu NUTELLA'ya atsanız beni, gıkkımı çıkarmam. neyse az önce damak yedim ayıptır söylemesi...kesiti gibi ama bir kaç saate geri döner o manyak kriz...kilo almadan yırtsam şu günleri bari...

bizim evdeki yumurcakları kazıttık, maymuna döndüler yine ama hepimiz rahatladık...mis gibi tüysüz kediciklerim var artık. popolarından patilerinden özgürce öpebiliyorum..

şu pisi otu dedikleri şey var ya, şanslı bayılıyor ona ancak çok yediklerinden ishal oluyorlar.aman diim. dün gece saat 2'ye gelirken yer siliyorldum ben...hiç sevimli değil tabi ama bu da bana ders oldu. kedi besleyenlerin kulağına küpe olarak hediye ediyorum... :)

uzun bir aradan sonra, şimdilik bu kadar. oturduğum yerde boğuluyorum, kaçıp gidesim var anacığımın yanına, deniz kokusuna...
bazen pencere kenarında oturan ve homurdanan huysuz bir ihtiyar teyzeye benzetiyorum kendimi.. hayırlısı :))
hadiin kaçtım...kalın sağlıcakla...

1 yorum:

lunawar dedi ki...

dinozorum ben.. bööööö..
(korktun mu:))