5 Temmuz 2010 Pazartesi

sil baştan


yok, şebnem ferah'ın şarkısı değil, son okuduğum roman bu...
konusundan önce, kapaktaki o girdap hoşuma gitmişti. daha önce demiştim bi yazımda, ben yuvarlak simgeleri çok seviyorum diye...
her neyse...

kitabı okumak istememe sebep olan cümle şuydu: geçmişte yapmış olduğunuz hataları bilerek hayatınızı tekrar, tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız, ne yapardınız?

hadi be! dedim...nerdeeeee

hikayenin kahramanı Jeff Winston, 43 yaşında kalp krizinden ölür. o sırada elindeki ahizeden karısının cümlesinin sadece bir kısmını duymuştur "ihtiyacımız olan ne biliyor musun...." ve gerisi yoktur. ağzı, acı ve terkediş hayatı...


karısıyla birbirlerini severek evlenmişler ancak bir süre sonra para sorunları vs. derken her şey "hiç bir enteresan şey yaşanmamış" kıvamında ilerlemektedir o kalp sancısına kadar...

derken kendini üniversitedeki odasında, gencecik buluverir...yepyeni vücuduyla, hayatını istediği şeklinde yaşayabileceğini kavradığında ve daha önceki hayatında yapmadığı şeyler aklına gelince hazine bulmuş gibi olur....

ancak her şey uzaktan bakıldığı kadar güzel değil tabi...

her yaşantısında 43 yaşında ve kalp krizinden ölür...engellenemez bir biçimde...



kitabı okurken ben de aynı Jeff Winston gibi önce bir heyecanlandım, hayal bile kurdum, nasılsa tarihi biliyorum ya zengin de olurum, olduğumdan daha başarılı da olurum vs. oohh ne güzel şeklinde...ancak kitap ilerledikçe, ben de Jeff Winston da farkettik ki, kazın ayağı böyle değil...

bir süre sonra ne yorgunluk verici, ne çile bir hal alıyor bu iş...düşünsenize, her hayatınızda bitmeyen bir şekilde; Kennedy öldürülüyor, Özal Cumhurbaşkanı oluyor, sakallı bebek hikayesini yeniden ve yeniden duyuyorsunuz ve ne yazık ki, kaç hayat boyunca bunları duyduğunuzun, yaşadığınızın farkındasınız....
çok feci, çok sıkıcı...kim olsa kafayı yer. enteresan hiçbir şey yok!
tarihi değiştirmek istemek ise çok riskli...

ancak tarih ne olursa olsun, SİZİN gittiğiniz yol değişebiliyor...


bi hayatınızda hippiler gibi takılırken, öteki hayatınızda tam bir aile babası / annesisiniz...denemediğiniz ne kadar olasılık varsa, işte bir 43 yıl daha önünüzde...para derdi de yok...


fena değil gibi ancak dediğim gibi, ben bir hayatı zor idare ediyorum, bilmem ki 4-5 hayat sonra nasıl olurum...
hımm ama anneannemi, dedemi yeniden görürdüm ki, bu hayali kurarken, kalbimin en büyük heyecanla attığı yer burası...



neyse, derken Jeff Winston hayatının dersini aldı mı diye sorabilirsiniz ya da neden böyle bir şey yaşıyormuş diye...e artık, o kadarını söylemem yahu, bi zahmet kaptırın kendinizi hikayeye...

genel olarak konu enteresan ve sürükleyici olsa da, sonu beni hoplatmadı...

ama okunası, bi gün (Allah gecinden versin de) ölüp, sonra tekrar uyanıp, kendinizi öldüğünüz zamanki bilinciniz-bilginiz ile 9 aylıkken annenizin kollarında salya akıtarak bulursanız, şaşırmayın, depresyonlara girmeyin...okuyun öğrenin, hadi bakalım :)

iyi okumalar...

1 yorum:

Kemal Yüceer dedi ki...

Kitap eleştiriniz ve yorumunuz hoşuma gitti, tabii bu yazıyı kitabı okuduktan sonra okuduğum için olabilir. :) Kitabın sonu hakkında ne okuduysam herkes aynı fikirde, evet biraz yarım bırakılmış gibi ancak ben de şunu söyleyim : Belki bilmiyorsunuzdur ama kitabın yazarı Ken Grimwood kitabın devamını yazarken 2003 yılında 59 yaşında kalp krizinden vefat etmiştir.