25 Ağustos 2010 Çarşamba

paramparça aşklar ve köpekler


çok acaip şeyler yaşıyorum bir süredir...
konumuz; ilişkilere dayalı hayal kırıklıkları...yoksa köpeklerle bi sorun yok, öle başlık olsun diye...

bazen birçok olumsuz gibi "görünen" şeyler üstüste geldiğinde dayanamayacağız, nefes alamayacağız sanırız, değil mi? ben de aynı böyle hissettim birkaç tane hayal kırıklığı üstüste gelince ve gelmeye devam edince...

ancak arada öyle bir şey oldu ki içimde, isyan bayrağını çektim! bir silkelendim, çalkalandım ve mantıklı-yapıcı ve problem çözücü davranmaya karar verdim... ama önce sinirliydim tabi, çok çok sinirliydim..neyse, yırttım o durumu :)

madem başımızı gelen her olayın ASIL sorumluları BİZİZ, o zaman ben de bu konu hakkında içime kaçmaya, önce içimde anlamaya karar verdim . önümüzdeki günlerde bu hakkında çalışacağım.
demek istediğim her türlü ilişki; aile ile olan ilişki, arkadaşlarla olan ilişki, iş arkadaşlarıyla olan ilişki, komşu ile olan ilişki vb., bir tek hayvanlarla olan ilişkimi en sona bırakacağım, sanırım en az incelenmesi ve üzerinde DÜZELTMELERİN yapılması gereken ilişki türüm bu :)

nihayetinde, hep "hayvanları insanlardan çok çok daha fazla seviyorum" diyorsam, insanlara güvenmiyor ve insanların yaptığı birçok şeyi sevmiyor-onaylamıyorsam, hep karşıma bu onaylamadığın insan güruhu ile ilgili problemler çıkıyor. kafamdaki bu problemi dış dünyamda onaylayıp duruyorum habire..

ama kendime "artık ayıptır biberli" dedim, kalk bi kendine bak -sonuçta; EN BAŞTA BAKTIĞI KADARINI GÖRMEYE HAZIR OLUYOR İNSAN- istemediğin ilişkileri çıkar hayatından, istediklerini, karşılıklı bir şeyler büyütebildiklerine sıkı tutun, açık ol, kırgınlıklarını söyle, sevinçlerini daha çok paylaş, ara, sıkı tutun onlara, düşüncelerini toparla, odaklan, netleş, beyninin raflarının tozunu al...sonbahar temizliği işte bi nev-i :)

kısacası insanoğlu ile içimde barışmalıyım önce, sevmem önemli değil ancak "sevme ve/veya sevmeme" durumdan NÖTR duruma geçmem önemli, yani kabul etme, savaşmama...lakin, SAVAŞTIĞIMIZ ŞEY DİRENÇ GELİŞTİRİYOR VE KALICI OLUYOR...



eveeet, attım adımımı, çıktım yola, hadi bana rastgele...çürükleri-ezikleri ayıklanmış, daha sağlam, pıvıl pıvıl, cillop gibi ilişkilerle bu ekranlarda olacağım ilerleyen günlerde...

ayrıca bu konuda okuduğum kitapları, düşüncelerimi de buradan paylaşacağım, belki başka birinin daha ihtiyacı olur birgün... (umarım olmaz ama, işte öle şöle böle, anladınız siz. aaaaa)

hadiin kaçtım ben

10 yorum:

lunawar dedi ki...

biberli, sana olan sevgimi bir kez de burda ekranlar önünde yinelemek istedim.. çirkefsin, paçozsun, uyuzsun.. yani verseler seni bana ızgarada 5 dakikada pişebilecek kıvama gelene kadar pataklarım.. ıslatır ıslatır döverim valla..
ayriyetten hit me baby one more time..
bunu yazan bir tost..

Kabuto dedi ki...

biberli'yi kızartacak adamın önce beni tartaklaması gerekir :)

Güzel yazı olmuş her zamanki gibi biberli'm benim. Bu konuda sonuna kadar arkandayım...

biberli dedi ki...

:)) vala Luna'cım, sen camdan atlarsan, ben yine gülerim, söliim. öle rezil bi insanım ben, kabul et :)

ehuheueuheue
yirim..

biberli dedi ki...

ay benim için kavga edecekler, Allah'ım! durun durun Nayır Nolamaz!

Umudum dedi ki...

noluyo burda?

biberli ben arkada olmasam? Sevmem biliyorsun arkada olmayı..ben de senin önündeyim yıwrım..
hepimiz biberli'ymişiz meğersemmm...

lunawar dedi ki...

hişt Kabuto.. tamam, seni de tartaklarım:) ne gerekiyorsa yaparım:)
ailecek çirkefsiniz:)

Porzeram dedi ki...

O zaman burdan "çirkef aileyi" seviyoruz, bu durumda biz de çirkefiz çıkarımını yapabilirmiyiz? Tülay

lunawar dedi ki...

sen kesin çirkefsin:)

Porzeram dedi ki...

Dur! henüz bi çirkeflik yapmadım ama istersemmm:-))))

nilo dedi ki...

Annaam geç kalmısın ne muhabbaet dönmüş burda böyle:D biberlim konuştuğumuzda da söylediğim gibi kolaylıklar diliyorum arkadaşım. bir de bu template e ba-yıl-dım:D