13 Ekim 2010 Çarşamba

anketimsi 1


insanlar neden çocuk ister?
doğru cevap diye bir şey yok, sadece fikirler var...
bunlar, psikolojik, sosyolojik veya tamamen içgüdüsel olabilir.
cevapların hepsi önemli.
sen de fikrini yazar mısın?
görsel: burdan

19 yorum:

Adsız dedi ki...

İnsan belki de sadece ister sebebini bilmeden; sahip olmak ister, birşey "üretmek" ister kendine ait, ya da eşi ile arasında yeni bir bağ, birbirlerinden izler taşıyan, ortak birşeyler meydana getirmek, "aile" olmak... başka bir bedende "bir" olmak gibi birşey :) Belki de bu isteğin altında yatan başka bir sebep de insanın içindeki yalnızlık korkusudur; çok bencilce görünse de...

Adsız dedi ki...

çocuk sahibi olunduktan sonra hissedilen duygular o kadar acayip ki.. içgüdüyse eğer ancak böyle oluşabilir.. neden arıyorsan nike'ın sloganını öneririm..

Oktay(google ID'imi bulamıyorum)

lunawar dedi ki...

düşüniyim..
canı sıkılmış olabilir.. evde hareket, atraksiyon olsun diye düşünmüştür..
ya da mazoşist olabilir.. zaten mevcut olan yumuşak karna daha yumuşak bir karın eklemek istemiştir..
sırf meraktan olabilir.. (ulen bu bıngıldak da ne enteresan şey.. böyle basınca parmak izi çıkıyo.. aa.. ne enteresan..)
başka..
mesela gece uyumak artık eğlenceli gelmiyor olabilir.. parti parti gezeceğine evde partini kendin yap.. hergece başka bir organizasyon..
arkadaşlarından bunalmış olabilir..
daha var mı ki..
he, mesela parası batıyor da olabilir.. birgün dünyanın yokolmasında payı büyük olacak bezlere servet ödeyip aynı zamanda doğa katliamcısı olabilir..
evde fotoğrafı çekilecek obje kalmadığı için sevimli ve atraksiyonlu yeni bir oyuncak canı çekiyor olabilir..
ooo.. yazdıkça yazasım gelsi.. du düşüniyim:) gene yazarım..

Adsız dedi ki...

Kalabalık olmasada en az 3 kişilik bir aileye hediye olarak dünyaya geliyorsun.Cennetten itilmiş ruhun yeryüzünün en güzel meleklerinden birinin kucağına düşüveriyor.
Büyüyorsun,annen yumuk ellerini öpe öpe büyütüyor seni.Sevgin gözyaşına tanımlanıyor onun bünyesinde.Donuna edip gezdiğin dönemden itibaren başlıyorsun onlar gibi düşünmeye,onların öğretileri ile büyümeye.Sen büyüdükçe ailenin temeli, umudu büyüyor,yaptıklarınla övünmek, başarısızlığında üzülmek,öss de heyecanlanmak için için koca bir nedenleri (daha)oluyor. Kuru ağaç değiller artık,çiçekleri dökülüyor ama meyveleri olgunlaşıyor.Yaşlı ağaç kendisinden geriye dünya üzerinde mutlaka kendini iyi hatırlatacak anılar bırakıyor.
Sonra daha da büyüyüyor,kalabalık içinden çıkıp sevgilinin kanatlarıyla uçuyorsun kendi mabedine...
2 kişi yaşadığın o sessiz evinden zamanla sesler geliyor,ama hayır,evin konuşmuyor, bakıyosun odaların kapılarından güzel güzel kızlar,güzel güzel oğlanlar çıkıyor hepsi aynı sofra etrafında oturuyor,yüzleri seni,erkeğini andırıyor garip bi şekilde,için rahat,yetiştirdin,yetiştirirken tartıştın,bağrıştın anladın ailene yaptıklarının onlar için ne demek olduğunu,kuşak çatışması nedir,nelere yol açar,bu yaşında öğrenecek yine birşeylerin oldu.
Aydın zihinleri yüzlerine vuruyor,dirayetli,hepsi ayrı dünyalara bile ait olsalarda kenetli.
Ağaç bu dönemlerde son görevini ifa ederek tohumlarını yavaş yavaş saçar,kendi ölsede geride "yaşam" bırakmak için.

cemile dedi ki...

yaratma isteğinden diyebilirim öncelikle..Nasılki çamuru alırsın eline şekillendirirsin, burası böyle olsun şurası şöyle olsun dersin.. sonunda senin bir parçan oluyor.. sen gidiyorsun o orada kalıyor. çocuk sahibi olmak da böyle bir şey aslında. mikroskopik bşiden kocaman adam oluyor düşünsene. senin karar verdiğin, senin dünyaya getirdiğin, senin büyüttüğün, senin eğittiğin.. Kolun gibi, bacağın gibi, aklın gibi, ruhun gibi. Koşulsuz bir şekilde seven - ki bu da ikinci neden- koşulsuz bir şekilde sevdiğin. Sonra o giderken senin başka bir parçanı da bırakıyor..

tabii bi de daha bencil sebepler var.. evde neşe olsun, yeni heyecan olsun.. ARKADAŞIM o heyecan kçükken güzel de ergenliği hesaba katmıosun herhalde!!

oz dedi ki...

Bence, hayattaki deneyimlerini, doğrularını yanlışlarını mükemmel bir şekilde sentezleyerek yetiştirmek için. Düşünsenize daha çocuk sahibi olmadan çocuğum olursa şöyle yapacağım, böyle yapacağım demeye başlamışız. Kısacası hayat projemiz için çocuk yaptığımız kanısındayım :)

İnisiye dedi ki...

İçindeki Tanrı'dan görmek için ve hayata tutunmak için derim.

sihirlieller dedi ki...

ben kendi adıma çocuk istemiyorum.Eğer allah kısmet ederse olur ama.

Adsız dedi ki...

tamamen yatırım amaçlı bişi.... ve içgüdüsel olarak genlerin aktarılma istei...

yoksa bu dönemde cocuk yapmak biraz gereksiz...

Flame dedi ki...

Anneyimmmm 8 yıldır.. 23 yaşından beri hem de! Oğlumu kucağıma aldıktan sonra "iyi ki" ler arttı yaşamımda.. İyi ki anneyim dedim günde binlerce defa.. Neden anne olmayı seçtin dersen Tanrının bu mucizesine tanık olmak istedim. İçimde bir canlıyı büyütmek ve onu hayata hazırlamak, sendelerken kolundan tutmak, gülerken onunla tebessüm etmek.. iyi günde kötü günde hep yanında olmak istedim.. Yanındayım son nefesimi verene kadar.. İyi ki!!

Adsız dedi ki...

kim olduğunu hatırlamıyorum ama biri demişti ki; çocuk sahibi olmak kalıcı olmaya çalışmanın en sevecen yollarından biridir. katılıyorum...sonuçta içgüdüsel bişi tabi; ölümlü olduğumuzu bildiğimiz halde ölümsüz ve kalıcı olmayı istemek...

Adsız dedi ki...

yeni evlendim biliyorsun kuzen :)Mesleğim icabı hep okul öncesindeki çocuklarla uğraşıyorum.. 2 tane yiğenim oldu.. Bu kadar çocuğun içinde hala çocuk istemiyor.. Nedenin düşünüyorum. Tam olarak bulamadım.. Ama özünde "bencil"liğin esas olduğunu düşünüyorum. Bilinç altında ve üstünde;
1. Birşeye tamamen kendi kontrolünde başlayabilen bir başlanngıç ve süreç sağlama,
2. hükmetme isyeği- EGO
3. Karşıdan gelecek koşulsuz sevgi ama özünde "koşulsuz bağlılık" ve bunu egoyu ,ruhu beslemesi
4. O'nsa gördüğümüz tüm iyi şeyleri lendimize pay biçmemiz,EGO
5. Toplumda mevkii atlama, onay görme,
6. SAdece isteme,
7. Hayatta bir amaç belirleme,
8. Yalnız yaşlanma korkusu,
9. eşinle paylaştıklarının azalmaya başlaması,
10. Eşinle bağlılığını somutlaştırma isteği,
11. Neslini, soyadını devam ettirme isteği,
12. Türk toplumunad toplum baskısı- bilinçaltına çocukluktan itibaren işlenmeye başlayan,
13. Özellikle Çocukluk yıllarındaki saf enerjilerinin, masumiyetlerinin büyüyen(!) insanlara iyi gelmesi,
14. Ve daha birçok ekleyebiliriz.....

philosophique dedi ki...

Ben soyle tombili bir sey olsun da bol bol sikistiralim, bezelye parmaklarini opelim isiralim diye istiyorum. :)

nilo dedi ki...

Nasıl başlasam bilemedim be Gökçem, soru çok derin.
ben çok hazırlıksız yakalandım sende biliyorsun. başkalarının çocuklarımı severken bir anda kendi çocuğuma hamile kaldığımı öğrendim. korktum deli gibi, benden anne olur mu, hayatımız nasıl olur, nasıl bakarım, elimde kalır mı diye. iyi ki hamilelik süresi uzun ancak alıştım 4-5 ay sonra çocuk fikrine, sevgilim benden önce hazırdı gerçi:)
şimdiyse öyle başka bir mutluluk yaşıyorum ki bana göre başka şeylerle karşılaştırılamaz. öylesine seviyorsun ki ölesiye, bugüne kadar yaşadığın aşklar hikaye. ben buna yok fiziksel amaçlı yok zorunlu üreme yok yarıtım amaçlı diye bakamıyorum. ben işin çok duygusal boyutundayım hala, öyle mantıksal çıkarımlarla işim yok. minik kuşumun bana verdiği mutluluğun ölçeği yokken nasıl mantığa oturtayım ki.
of be Gökçem, bu sabah bana ' annem, akkım (aşkım), kütaydın (günaydın)' dedi ya... ne diyeyim duygusal oldum yaaa, beni böyle sev...

Aslı dedi ki...

Bu biraz klasik olacak ama çocuk sahibi olmak gerçekten de başka türlü bir duygu herşeyden önce tamamen karşılıksız bir sevgi. Şartlar ne olursa olsun hayat boyu hep yanında olmanız (maddi manevi), tüm bildiklerinizi ona en iyi şekilde aktarabilmek ve öğretmek, her türlü üzüntüsünü,sevincini,heycanını paylaşabilmekir. Eğer bunların hepsini başarabilirseniz ne mutlu size çünkü hayatta en çok emek isteyen varlık insandır. karşınızda başı dik terbiyeli,dürüst,akıllı,çalışkan,sevgi dolu bir insan görürseniz onunla gurur duyarsınız çünkü o sizin bir parçanızdır ve ne yaparsa yapsın hep onun iyiliğini istersiniz. Her ne kadar karşılıksız bir sevgi olsa da bilirsinizki o da size aynı sevgiyle dönecektir eğer dönmezse eksiği onda değil kendinizde arayın.Ne kadar sevgi verirseniz o kadar geri alırsınız.

biberli dedi ki...

Yorum yazan herkese çok teşekkürler. Ne kadar çok "Adsız" varmış :)

benim konu hakkındaki fikrim tek bir duygudan ibaret değil. çocuk yapmanın ne tamamen bir yatırım olduğunu düşünüyorum ne de çok duygusalım. İnsnalr bence üreme içgüdülerine uyarak ilk olarak bu duyguyu içlerinde hissediyorlar. Sonrası ise "ayy ne şirin, ne güzel küçücük, canıım" vs
bu çok hoş tabi, ben de oluyorum böyle ara ara. sevgili philosophique'nın dediği gibi tombik parmaklar, ayakalar öpemk istiyorum :) ancak öte yandan da dünynın çok da ihtiyacı yok bir çocuğa daha. var olanlara tam bir katkımız olsa, dünya daha iyi bir yer olabilir. ama işte insanın içgüdüsü ve biraz da bencilliği. bunu olumsuz anlamda söylemiyorum, sonuçta insanoğlu HEP kendine dönük yaşayan bir varlık..

neyse efenim, bebek isteyenlere "eksik etmesin", istemeyenlere de "inşallah en az bebekleri kadar sevecekleri bir şey" olmasını diliyorum hayatlarında :)

tekrar teşekkürler..

sinem dedi ki...

Sito

Çocukları cok seven biri olarak diyorum ki, kesinlikle olması gereken birşey..En azından benim için öle..Sokaktaki cocukları bile görünce dayanamıyorum kendi cocugumu düşünemiyorum bile:D:D

Türkan Saylan'a demişler ki bu son günlerinizde cok acılar cektınız,sıze haksızlık ettıler bu ülke için onca yaptıklarınızdan sonra hemde,tekrar dünyaya gelsenız tekrar aynı seyleri yaparmıydınız yada ne yapmak isterdiniz?
Ve hocamızın cevabı:cocuklarımı....

sevgıler gökçe abla

JuVeNiL dedi ki...

bu çok düşündüğüm bir soru biberli, geç cevap yazdığım için özür dilerim, malum bu aralar biraz yorgunum, kusura bakma..
Acaba bencillik mi dünyaya bir bebek getirmek, bencil iç güdülerimizden dolayı mı bebek getirme fikri oluşuyor? "Bir şey olsa da sevsek, on çok sevsek, bir şey yaratma iç güdümüzü törpülesek"...
Hiç bilemiyorum;ama en çok yaratma, yarattığın bir şeye şekil verme isteği sanırım..
Bir gün bebek sahibi olmayı düşünürsem, onu olabildiğince özgür kılmak, onun için gerekli sorumuluklarımı yerine getirmek, gerisini de hayatın akışına bırakmak istiyorum.. Öpüyorum:)

biberli dedi ki...

Sevgili Sinem'cim, bu kadar net olmak bir konu hakkında çok hoş bir şey...inşallah her şey gönlünce olur da bebelerini severiz. çok iyi bebek severim :)

Juve'cim, biliyorum koşturuyorsun ama çok güzel bir şey için, tadını çıkar :) şu cümlelerine yüzde iki yüz katılıyorum: "Bir şey olsa da sevsek, on çok sevsek, bir şey yaratma iç güdümüzü törpülesek" ve "...ama en çok yaratma, yarattığın bir şeye şekil verme isteği sanırım.."
neyse, bakalım hayat ne sunacak ;) kolaylar gelsin sana, öpüyorum!