18 Ekim 2010 Pazartesi

Kadife

geçen hafta sitemizin bahçesinde yukarıdaki siyah kediyi bulduk, ilk önce ölü sandık ama elleyince kıpırdadı, baktık ayaklarının üstüne basamıyor ve yarı baygın gibiydi, sevgilimle hemen kaptık veterinerimiz Bertuğ'a götürdük.

yavrucağın ağzında su geliyordu ve ciğerlerinden de acaip hırıltılı bir ses, miyavlayamıyordu bile. Bertuğ sıkı sıkı kontrol ettikten sonra, ciğerlerinde ödem olduğunu, ayaklarında bir kırık olmadığını ancak hayvanın şokta olduğunu söyledi. ayrıca vücut ısısı çok düşüktü, sıcak bir yere ve dinlenmeye ihtiyacı vardı. ciğerlerindeki ödemi çekecek bir iğne ve enfeksiyona karşı da bir antibiyotik yaptıktan sonra, sabaha kadar gözlemlememizi söyledi.
biz de kaptık eve getirdi, sıcak bir odamıza koyduk evin diğer çocuklarından ayrı. o gece yaşayıp yaşamayacağı çok kritikti.
sabah kalktığımda yaşıyordu, ancak hala ayakları üzerine tam basamıyordu, sarsaktı. ancak ölmemişti!
sevgili Tülay'ımın da yardımıyla o gün tekrar vetimize gittik, kontrolleri tekrar yapıldı ve ne yazık ki ön dişlerinin hepsinin kırık olduğunu gördük :( önümüzdeki günlerde o dişleri ameliyatla alınacak, apse yapmışlar ve ciddi birer tehlike arzediyorlar. ayrıca kısırlaştırılmış bir kedi olduğundan, ameliyat sonrası belki de çok iyi bakılmadığından, iç dikişi yırtılmış, küçük bir fıtığı var, onun için de operasyona girmesi ve dikişlerinin yenilenmesi gerekiyor cancağızın. bir de tam adının koyulamadığı bir deri hastalığı var ancak onun için de tedaviye başlandı gerekli iğnelerle ve vitmainlerle, o yakında toparlanacak inşallah.
garip epey hırpalanmış ama sanıyoruz ki kafadan bir darbe almış, sakin sakin otururken, beynine veya beyinciğine aldığı darbeden ötürü sanırım, kafası hafif sağa veya sola atıyor. ama hareketlerine, oynamasına hiç engel değil :)

bir de lenfleri şiş, yakın zamanda bir üst solunum yolları enfeksiyonu yaşamış büyük ihtimalle, onun da tedavisi ayrıca yapılacak.

bu kadar badire atlatmış ama o şanslı, bi de çok sevecen ve duygusal. ben onu sakin sakin konuşarak seviyorum, bana göbeğini açarak, kafasını kaldırıp alnını yüzüme sürerek ve patileriyle yüzümü kibak kibar severek karşılık veriyor. tam bir kadın duygusallığı ve narinliği var. minicik :) evimin ilk kızı, iki erkekten sonra :) evde hala kadın üstünlüğü yok gibi duruyor ama ben başlı başına 3 puanım zaten, haliyle kadın üstünlüğü var :))) değil mi sevgilim? :)))

bu kızcağızın bir ev kedisi olmasını istiyoruz. biz, bizde kalmasına sıcak bakıyoruz ama başkası çıkar da, "yok sizin zaten iki kediniz varmış, bu hanımın tedavisi bitince bize verir misiniz?" derse, güvenebilirsek, kızımızın sevgi dolu bir eve gideceğine inanırsak, veririz, neden olmasın ki? sokaktaki hayvanlara elimizden geldiğinde yardım etmeye çalışıyoruz, bu kız iyi bir yuva bulursa, başka bir tane ihtiyaç duyan hayvan kesin vardır bir yerlerde.

ama birisi kızımızı bizden isteyinceye kadar (!), Kadife bizim kızımız. (Kadife, Atatürk'ün de kedisinin ismi bu arada;) kızımız simsiyah ve ipek tüylü olduğundan Kadife ismi çok yakıştı kendisine..bi de ismi gibi duygusal ya...

evine almak isteyebileceklere Kadife Hanım'ın bilgilerini aşağıda veriyorum, aklınızda olsun:

- dişi, 6-7 aylık
- kısırlaştırılmış
- iç-dış parazit tedavisine başlandı, yıkandı, tertemiz
- 3,5 günde 600 gr aldı ve dün tartıldığında (17.10.2010) 3,900 kg :)
- tuvaletini kumuna yapıyor
- tedavileri bitince tam bir iyi huylu, sakin ev kedisi..

evet bizim aile büyüyor, ne güzel! seviyorum ben büyük aileleri :)

4 yorum:

lunawar dedi ki...

sen maneviyatı güçlü kızsın:)
her işte bir hayır vardır:)

biberli dedi ki...

bilmem, bazen de psikopat olduğumu söylüyorsun, hangisine inanayım ki? :))

ama evet, her işte bir hayır var, buna inancım çok güçlü...

Porzeram dedi ki...

e niye benim bu kızla resmim çekilmedi :-(

biberli dedi ki...

sen bize gelince çekeriz canım, olcak ki. nasılsa kız benim kızım artıkın :)