27 Aralık 2010 Pazartesi

Yol geçen hanı







Bu şarkı çalsın siz okurken..

Yüreğimiz han kapısı gibi yirmi dört saat açık -- Gönlümüz cennet bahçeleri kadar geniş -- Acılarla yâr busesidir diye sevişiriz -- Ve yalnızlık sanatının ustasıyız, çok şükür -- Lokmadır hırkadır eyvallah ile sevindiğimiz-- Yormadık aklımızı samanlık, arpalık için --Bilen bilir hangi bağlarda nasıl didindiğimiz -- Ruhumuza gıda hüzünler toplamak için--
Neşemizde ağlar efkarımızda tüter gölgemiz --Halimizde bir yeşil kefen bezimizdir hüzün --Sevince sevdamızda, susunca nazarımızda yanar-- Şarabımız… Keyfimiz… İki gözümüzdür hüzün!...

ardından da bu şarkı lütfen...bu şarkı başkadır benim için...







yıl 2004, öle bi acı var kalbimde kimse bilmez...yaş 24 ama yok sevgili acısı değil...sevgili acısı nedir ki? Luna'nın lafı vardır, çok sever, çok sölerim: "biz böle acıları dürüm yapar yeriz be!" :)

daha ciddi şeylerdi o zaman yaşananlar...yeni işe girmişim o zamanlar ama darmağınığım...bu şarkı çok ama çok iyi gelmişti o zaman...sabahları serviste bangır bangır dinlerdim üsüste kimbilir kaç kez... mercan dede'nin SU albümünden...içime SU serperdi...işe gidinceye kadar "temizlenirdim" sanki... :)

*****

bi önceki yazımla konu bakımından üstüste gelecek ama varsın gelsin...

aşağıdaki dört görsel çok ama çok hoşuma gidiyor...
en üstteki başka güzel..Umo tanıştırdı bu motifle beni...
"içinde yazanlar" ise şöyle imiş:

1.Baş kısmı; Edeb ya hü"

2.kalp kısmı "Allah (cc)"

3.sırt-göğüs kısmı:"Ah mine-l aşk"

4.sağ etek kısmı "Ya Hazreti Mevlana"

5.sol etek kısmı: "Bu da geçer ya hü"

6.sağ etek iç kısım:"Hoş gör"

aşağıdaki üç resim ise mercan dede'nin albümlerinden...



Hiç yorum yok: