7 Aralık 2010 Salı

öyle bir geçer zaman ki...

hayat devam ediyor değil mi? ne garip...
üstüne çok düşünülürse kafayı yedirtecek kadar garip...

dün saçlarıma yeni bi model verdirdim, hala uzun ama...derler ya "kadınların canı sıkıldığında, ilk olarak saçlarıyla oynamaya başlarlar" diye..çoğunlukla öyle değilim ama bu sefer gerçekten sıkıldığım için yaptım. bi süredir sağlık problemleri, anneannemi kaybetmemiz ve diğer şeyler ya sürekli uyumamı söylüyor bana ya da sürekli haraket etmemi...
deli gibi hissediyorum kendimi...
ama bu saç değişikliği iyi geldi biraz...tebdili mekanda ferahlık vardır..

bizim çocukları tıraş ettirdik...böylece evi de kıldan tüyden iiyice arındırdım :) her gün temizlik yapmaktan belim barkım tutmuyor artıkın..şimdi mis gibiler..

sevgili sevgilime 40 yaşına girdiği için dövme hediye etmiştim..sağolsun Negatif'in sahibi Çağatay her zamanki gibi çok güzel bir tasarım yaptı...elcağızlarına sağlık...biraz büyük bir dövme olduğundan sevgilim, geceleri de gündüzleri de biraz debeleniyor, sürekli kremliyor yaranın üstünü...ama çok güzel oldu...elem tere fiş, kem gözlere şiş! maşallah! maşallah! :)

bu ayki NTVBLM dergisini şiddetle tavsiye ederim..çok güzel konular var yine...
Mesela, bağımlılık üzerine uzunca bir makalenin kısacık bir kısmını buradan aktarmak istiyorum. Özellikle sigarayı hayatlarından çıkarmak zorunda olan teyzelerim için... ;)

" ..............Nedir bu bağımlılık? Bizi nasıl etkiler? Bağımlılığa basitçe, beynin doğal ödül mekanizmasının gasp edilmesi diyebiliriz. beyindeki bu mekanizma, bizi hayatta kalmak için gerekli bazı temel davranışlarda bulunmaya teşvik eden, bir şeyler yemeye ya da içmeye yönlendiren nöral bir devre. Örneğin hamburger yediğinizde sinir sistemi beyne sinyaller gönderiyorve ödüllendirme mekanızması harekete geçerek "iyi ki hamburger yedin, aferin sana" demeye başlıyor.

Bu işlev, beyinde hatıraların saklandığı bölgelerle işbirliği yapıyor. Her dopamin salımında, bunu tetikleyen olayla ilgili zihinsel bir not tutuluyor. Ödül mekanizmasının kas hareketlerini kontrol eden motor korteks bölgesiyle bağlantısı var; her ödülde söz konusu davranışı gerçekleştirmekten sorumlu motor korteks bağlantıları güçleniyor.

Hamburgeri ağzınıza götürmenizi, bir ısırık almanızı, lokmayı çiğnemenizi ve yutmanızı sağlayan sinyalleri, bu yola şiddetlendiriyor. Böylece, bir dahaki sefere hamburgerle baş başa kaldığınızda, bu iki etki sayesinde onu daha bir afiyetle mideye indiriyorsunuz.

Bağımlılıkta gerçekleşen aşırı tüketim, beyinde dopamin seli etkisi yaratıyor. Bu durum, ödül mekanizmasının dopamin hücumuna neden olan davranışlara ilişkin güçlü hatıralar kazanmasını sağlıyor ve davranışı tekrarlamak için gereken kas hareketlerini başlatıyor. Bağımlının söz konusu davranışı tekrarlaması sonucu daha fazla dopamin salgılanıyor ve deneyim daha fazla arzulanıyor. Sonuç: Doymak bilmez bir iştaha dönüşen, sürekli güçlenen, içinden çıkılamayan bir döngü........"

NTVBLM - Aralık 2010 - Sayı: 22 - s.33/39
Paul Parsons - BBC Focus

4 yorum:

Stardust dedi ki...

saç değişikliği çok anlaşılır bir istek. bende de böyle radikal değişiklik istekleri çıkıyor arada. ve yapıyorum da biliyorsun. mesela bu aralar gene kaşınıyorum. seni de merak ettim. görüşelim gülüm

lunawar dedi ki...

peptitler var ya.. işte hep o yüzden.. biliyom ben:)

biberli dedi ki...

peptit mi? bence nörotransmitter amcalardan kaynaklanıo gibin :)
neyse kurcalama çok :)

biberli dedi ki...

stardust'cığım, vala iyi oldu saçım. çok çok büyük bi değişiklik yok ama oldun kendimce yaptım bi şeyler işte..iyi geldi..
kaşınıyorsan senin de yakındır bir imaj değişikliğin..
görüşelim gülüm :)