16 Şubat 2011 Çarşamba

work sucks!

kalbimde bi ferahlık var artık..

ferah ferah, ofis hayatını geride bıraktıktan sonra ne yapacağıma dair hayaller kuruyorum :)


oohhhh...ne çok planı itiklemişim beynimin kuytu köşelerine...şimdi birer birer çıkarıp, özenle tozun alıyorum hepsinin..fakat o kadar çok şey var ki, her gün yeni bi şey çıkıveriyor karşıma..

ay beynimi seveyim beeen :)

şurada fazla zamanım kalmadı ya, girişim pazarlamının altını üstüne getiriyorum, ama en çok luna ile kitap siparişi vermeyi özleyeceğim sanırım...annemi de ortamıza katıp hadi sipariş verelim deyip, basıyorduk paralarımızı kitaplara...deseler markafoni alışverişi yapıyoruz katıl, ıı ııh..

ofisteki canlarla görüşmek için bol bol bahane yaratacağım gibi duruyor..
mesela:

*hım hım, kitaplar gelmiş, gidip Luna'dan onları almam gerek. bu arada kızlarla bi de öğle yemeği yeriz :)

* aaa girişim'den benim için verdikleri siparişler gelmiş, onları almam gerek, bu arada bi yemek de yeriz... :)

* hahhaytt kuaförüm ofise yakın değil mi? oraya gitmişken, kızları da koklarım, bi de yemek yeriz.. :))

* sonraaa, aaa buldum, ismail abi'nin yerini özledim, gidim bi görim..kızları da görürüm..

* aa kızlar öğle yemeğinde balıkçıya gidip, cuma keyfi çatacaklarmış, du bende damliim, kızları da yerim balığın yanında :)

* cuma akşamı iki bira içmeye gideceklermiş, şu evimin işlerini toparlayayım da, peşlerine takılayım :)
vs...

az daha düşünsem, kaç sebep daha bulurum acaba?... :)
sadece zevkten buralara gelmek daha güzel olacak.. :)

en kötü karar bile kararsızlıktan iyidir demişler di mi, hı
hı evet..
kahramanca tercih ettiğim yeni hayatım birçok risk taşıyor olabilir ama
ne böyle değil ki zaten?
her sabah servise binip ofise gel-e-bilmek hep yeteri kadar büyük bi
riskti benim için zaten.. :)
ehe, artık sabahları servise doğru değil, evimizin önünde yeni yapılan parka doğru yürüyeceğim..
tabi sadece zevk-ü sefa peşinde koşmayacağım yahu..

yıllardıııııırrr hep özlemini duyduğum şeylere ulaşmak içn çabalayacağım...plan yapıp, çalışmam gerek...hayatımı harcamak istemiyorum artık...sevdiğim şeyler için çabalamak, çalışmak -ne kadar çok çalıştığım hiç önemli değil ama sevdiğim şey olsun - elimden geleni yapmak ama en sonunda da hayırlısı için geri kalanını hep Tanrı'ya bırakmak istiyorum..O bilir en iyisini benim için...

bu karar kolay değil...ama iş hayatı ile ilgili hevesimi, idealistiliğimi, çalışkanlığımı, özsaygımı, yaratıcılığımı yeniden kazanmak istiyorum, henüz yaşım ve sağlığım buna müsade ediyorken...

bana şans dileyin ve dualarınıza beni ve benim gibi olanları da katın lütfen...
artık mutlulukla renklendirilmiş yazılar yazmak istiyorum bloguma...

hadi bakalım,
o zaman bu şarkı gelsin de azıcık havamızı bulalım :)

6 yorum:

Stardust dedi ki...

ooffff. öyle güzel yazmışsın ki be nde verdiğim karara vir daha memnun oldum. yaşasın diyorum. seni de cesaretinden dolayı kutluyorum canım arkadaşım. bu yolda ben de yanındayım. şu beyninin kıvrımlarında saklı fikirlerinden ben de ilhamlanmak isterim. ben benikileri fazla iyi gizlemişim.

bu arada ben bugün bu soguk havada sinemaya gittim. ve cok mesudummmm

biberli dedi ki...

vala "benim hala umudum var" demek istiyorum sana canımcım... :)

sabah kahvaltıları düzenleriz senle, kedi severiz, içimizi ısıtır, seratonin salgılarız, nasıl hım? ;)

sinema için güzel bi hava, çok iyi yapmışsın...kalabalık içinde yalnız olmaktansa, zaman zaman tek başına ama sdece seni mutlu eden gerekli kalabalıkla beraner olmak daha iyi ;)
görüşücez bebek!

philosophique dedi ki...

Gokcecigim! Gozun aydin. Canim arkadasim, dunyanin en iyi kalpli, guleryuzlu insani, hersey gondlunce olsun!

Tolga dedi ki...

Kızlar kadar kocana da ilgi göster yahu :) Bu arada şarkı için teşekkürler, iyi geldi...

biberli dedi ki...

Sevgili philosophique'cım, vala gözüm aydın :)yılların karın ağrısı bitmek üzere inşallah :) güzel dileklerin için teşekkürler, bimukabele :)

Tolga'm, ya sen kıskanç bi adam oldun yahu :)) evde bu şarkıyı sonuna kadar açıp, göbicik atalım mı? :))

lunawar dedi ki...

ne desem bilemiyorum.. evet bu konuda kıskanç diyebilirsin bana..
içim buruk izliyorum valla hazırlıklarını.. ne yalan söyleyeyim içim gidiyor:) ama bir de öbür yanı var.. ofiste seni görememe fikri canımı sıkıyor.. canımı sıkıyor demek az kalıyor.. hem de çok az.. bu konudan bahsetmek bile istemiyorum..
kendine iyi bak Gökçecim.. benim sana ihtiyacım olabilir çünkü:)