27 Mart 2011 Pazar

coştum yine dal-ga-la-nıyorum beeeeeen!


günler su gibi akıp giderken, mutluluk hormonlarım - maşallah:) - beni uyutmak ve zamandan çalmak istemiyorlar :) bu yüzden sabahın köründe fışkırıyorum yataktan. evet, kalkmıyorum, fışkırıyorum! :))

kitaplar okuyorum ve bu ay sonu itibariyle geçeceğim çalışmayan ama sosyal kadın formatımla ilgili planlar yapıyorum...yaptım aslında. fazla günüm yok boş olarak, ehe...
planım sabahları erken kalkıp yol almak :) yol derken, iş-güç işte..

neyse onlardan zamanı geldikçe bahsedeceğim...daha "yola"a çıkmadan konuşmak, dereyi görmeden paçayı sıvamaya benziyor, hım?

*****

Defne Suman'ın Mavi Orman isimli kitabını mutlaka okuyunuz...O kadar samimi o kadar açık yazılmış bir kitap ki, sohbette gibi düşünüyorsunuz kendinizi...annem Defne'nin karakterini bana benzetmişti, kitabı okumamı tavsiye ederken. Heh benziyor, evet. ama benim daha cesaretli halim :) neyse...başucu kitaplarım arasında yer aldı..şu anda okumuş olmama rağmen, nereye gidersem onu da taşıyorum yanımda. bazen açıp bazı yerlerini tekrar okuyorum, üzerine düşünüyorum...sohbet gibi dedim ya..

bu kitap üzerine bi yazı yazacağım daha sonra, şimdilik bu kadar... :)

*****

Dün fotoğraf atölyesi'nde kadın konulu bir fotoğraf yarışması vardı, ben de 3 foto ile katılmıştım. kazanamadım amma velakin süper bir deneyim. birincisi; kanınız kaynıyor ama hırs yapmadan da bir yarışmaya katılmanın tadını yaşıyorsunuz, ikincisi; Çerkes Karadağ'ın-Fotoğraf Atölyesi'nde "Portre" dersleri de veren yılların ünlü fotoğrafçısı- çok değerli yorumlarını duymak ve bilgi birikiminden faydalanıyorsunuz, üçüncüsü; kendinizi denemiş oluyorsunuz, dördüncüsü ise; bir dahakine daha güçlü olmak için çalışma heyecanınız tavan yapıyor...
bu arada edinilen arkadaşlıklar da bonusu... :)
Öyle bir fotoğraf kazandı ki yarışmayı, ilk gördüğüm anda, evet bu kesin kazanmalı dedim. Türkiye'de kadın olmayı çok iyi anlatan belgesel tipinde sşyah-beyaz bir fotoğraftı. önümüzdeki günlerde iyi fotoğrafçılığın en iyi örneklerinden biri olan bu fotoğrafı blogumda sizlerle de paylaşacağım.

*****

50mm, f:1,8 lik, ilk kendi objektifimi aldım! ehe! seviyorum avuçlarımın içinde o güzel ufacık şeyi..bi de circular polarize filtre aldım, onu da seviyorum...darısı daha iyilerine inşallah. hım, isteyenlerin de darısı başına canııım :)

****

Blog dünyası yasaktan kurtuldu mu?

*****

Photoshop kursu tam gaz gidiyor..hep demedim mi, ben sanat insanıyım, ne işim var ofislerde, yalandan üretim toplantılarında! photoshop'ta kendi hayatımı da tasarlayıp, daha da renklendirirsem, şaşırmayın sakın. bu aralar her telden çalabilirim! :))

****
neyse, gevezelik, hep gevezelik! şimdi gidip Merlin'i seyretmeliyim CNBC-E'de...sonra da CSI: Miami...bi de Lie to me vardı bi ara, ama şimdi kayboldu. o hangi kanala ve/veya saate geçti, bilen varsa haber etsin, lakin Tim Roth'suz bir hayat ayransız simide benziyor :)))))))

3 yorum:

Umudum dedi ki...

seni kıskanıyorum len...

Wicked_Stardust dedi ki...

tadını cıkar. dalgalan arada durul sakinleş sonra daha da kabar. coş canım arkadasım. hayat seni bekliyor

biberli dedi ki...

umo, sen hep böle yaşıyorsun ki hayatı...yani hep coşkun, neyimi kıskanıyorsun...senin daha coşkun halin nasıl olur ki? korkuyorum :))

sevgili wicked_stardust'cım, coşayım, yorulup dinleneyim, sonra yine coşayım..işte aslında tipik "ben" ama ofis hayatında iyice içim kurudu ya, şimdi kendimi buldum yeniden :) hım, bu arada beraber de coşacağız değil mi özgür kuşlar gibi? ;)))