20 Haziran 2011 Pazartesi

Neler oluyor bizee??!!

31 yaşındayım, doğduğumdan beri İstanbul-Türkiye'de yaşıyorum. Haftada en az iki defa Kadıköy'e giderim...ama hiç bu kadar tedirgin gitmedim bugünkü kadar....

Son zamanlarda iyice yükselmiş olan umutsuzluğum ve mutsuzluğum, sabah okuduğum bu haberle yüzlere katlandı...Sanki, sevdiğim memleketimin sevdiğim insanı bana düşman olmuştu da birden bire, ben kendimi korumalıydım onlardan...Yani tehlike dışta değil, başucumdaydı sanki...

Aşağıdaki haber, 'Hani türkiye'ye şeriat gelecekti, hani insanlar birbirine düşman olacaktı, bakın! 2002'den beri hiçbir şey olmadı..!' diyenlere, çağdaşlıktan, özgürlükten, GERÇEK demokrasiden bahsedip sonra aynı haberdeki gibi cahil ve bağnaz zihniyetleri savunanlara, dillerinden 'HAK'kı düşürmeyip, haklara, başka 'canlara' ve değerlere yüz çevirenlere, bir gün hepimizin başınıza geleceklere belki bizden daha fazla üzülecek olanlara gelsin...çünkü o gün, o inandıkları makyajlı demokrasilerinin makyajı akmış olacak.

O makyajı gerçek sananlar, siz daha hayal kurmaya devam edin e mi?
İyi uykular Türkiye'm, her nerede uyuyor ve uyutuluyorsan!

******




Olay, önceki gün saat 17.00 sıralarında Kadıköy Altıyol’daki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre Kocaeli Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrenimi gören İrem Pehlivan ile annesi Sema Pehlivan, merdivenlerde türbanlı Filiz Bucak ve çarşaflı kardeşi Derya Duman ile karşı karşı karşıya geldi.

Duman, üniversiteli genç kıza çarptı ve yoluna devam etti. Bunun üzerine anne Sema Pehlivan, kızına hitaben “İnsan bir pardon der” dedi. Ancak Filiz Bucak “Siz kime bağırıyorsunuz. Kime çirkeflik yapıyorsunuz” diye karşılık verdi. Ardından da İrem Pehlivan’ı çarşaflı kardeşine omuz atmakla suçladı. Genç kız, abla kardeşe “Böyle giyinecekseniz Suriye’ye gidin” diye bağırdı. Aldığı karşılık ise “O zaman siz de Amerika’ya gidin” oldu. Kadınlar arasındaki kavga, çevredekilerce yatıştırıldı.

YUMRUKLAMA İDDİASI
Yine iddiaya göre anne kız, kendilerine ait Söğütlüçeşme’deki dershanelerine girmek üzere yürümeye başladı. Peşlerinden gelen abla kardeş, anne Sema Pehlivan’ı yumrukladı. Pehlivan’ın gözlüğü kırılırken vatandaşlar durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri 4 kadını İskele Polis Merkezi’ne götürdü. Burada karşılıklı olarak birbirlerini omuz atmakla suçlayan kadınlar şikâyetçi oldu. Karakol çıkışında basın mensuplarına koşuşan İrem Pehlivan, şunları söyledi:

KIYAFET TARTIŞMASI
“Açık giyimli olduğumuz ve özellikle de sarışın olmam nedeniyle abla-kardeş bize saldırdı. Çarşaflı bayan bana omuz attı. Anneme ‘Kızının şu kıyafetine bak’ dedi. ‘Kıyafetimde ne var’ deyince de ‘Yüzde 50 oy aldık. Defolun gidin bu ülkeden. Amerika’da yaşayın’ diye konuştu. Ardından da küfürlü hakaretler birbirini takip etti. Kavgayı görenler hemen yardımımıza koştu. Onlar ortadan kayboldu. Babamın Söğütlüçeşme’deki işyerine yürürken arkadan saldırdılar. Sokağın ortasında annemin gözlüğü kırıldı. Yumruk ve tokat darbelerine maruz kaldık. Yüzümü çarşaflı olan bayan çizdi. Türbanlı bayan da boynumdaki, elimdeki çiziklere neden oldu.” Yaklaşık 10 saat karakolda ifade veren Filiz Bucak ve Derya Duman ise suçlamaları kabul etmedi. İki kardeş, görüntü alınmaması için karakolun arka kapısından çıktı.

http://www.haberturk.com/yasam/haber/640781-yuzde-51-oy-kavgasi

2 yorum:

Tolga dedi ki...

Bu haberi ilk duyduğum zaman tüylerim diken diken oldu. Atatürk ve silah arkadaşlarının kurmak için nelere katlandığı Cumhuriyet'imiz, bugünlere mi gelecekti? Hepiniz uyanın...

lunawar dedi ki...

bundan en az 10 yıl önce Edremit pazarında ben annem ve kardsim (8-9 yaşlarında) başı örtülü bir bayan (o zaman türban bu kadar yaygın değil di, sadece örtüsü varı) ve kızıyla aramızda bir tartışma yaşanmıştı. Örtülü bayan kardeşimi görmeyi, kalabalıkta tezgaha doğru sıkıştırıp, canını yakmıştı.. Ben de "dikkat etsene be kardeşim" dedim tabi.. Kadının kızı bir anda çirkefleşti ve tartışma büyüdü.. Kadın o günden sonra hiç unutamayacağım o cümleyi söyledi bana.. "Başım örtülü diye bize böyle davranıyorsunuz değil mi" 18-20 yaşlarında idim.. Örtüsü türban değil idi.. Ailemde bir çok insanda olduğu gibi sadece başörtüsüydü.. Bana söylediği o cümleden sonra tabiri caizse "mal" gibi kaldım.. Annem kolumdan çekti götürdü beni.. Üzerinden zaman geçtikçe anlıyorum..
Nasıl kandırıldılar taa o zamanlardan beri.. Nasıl mazlum olduklarına nandırıldılar.. Ortada hiçbirşey yokken birbirimize düşman edildik.. Biz siz olduk.. Şimdi toprağımız kana bulayanlarla paylaşılabiliyor da BİZ başı açıklarla paylaşılamıyor.. Kovuluyoruz, fişleniyoruz..