8 Haziran 2011 Çarşamba

seçim üzüntüsü


üzülüyorum...

memleket seçimlere dolu dizgin koşuyorken, sokaklar durulası değil...her yer gürültü, her yer garip garip şarkı türkü...bi de bi sürü partinin değişik bayrakları...kendini neye, evet gerçekten neye adadığını bilmediğini düşündüğüm elleri bayraklı bi sürü kadını erkeği...

değişik, tam bir sosyoloji araştırma konusu...

seçim sonucunu bi vatandaş olarak elbet ki ben de heyecanla bekliyorum ama abartının, 'laf sokmanın', saygı sınırlarını aşmanın, kişisel fikirlere saygısızlığın ilişkilere yardımcı olmadığını düşünmekteyim. bırakın ilişkilere yardımcı olmayı, gerginlik yaratmaktan başka hiçbir şey yapmıyor bu tip konuşmalar. hep karşı durulduğu tezahüratı yapılan BEN - SEN ayrımı güçlendirmekten başka bir şey yapmıyor halbuki..

özellikle de memlekette 2002'den itibaren hiç olmadığı kadar 'demokrasi'den bahsedilirken...demokrasi eğer senden olmayanı yontmak, aşağılamak, hor görmek, 'biz bir şey yapmadık, siz bilmem kaç sene bilmem ne partisinin iktadarının yaptıklarına bakııın!' naraları atmak olsaydı, bugün zaten bunları konuşmamıza gerek yoktu, demek ki doğruyu yapıyorlarmış derdik amma velakin madem eleştiriliyor eski ve yerine yenisi isteniyor, o zaman aynı hatayı yapmamalı...empatik olmalı, kibar olmalı, cahil olmamalı, körü körüne saplanmamalı, uç sempatizan olmamalı...böyle yürüseydi bu işler bugün dünyanın hiçbir yerinde savaşlar, direnişler olmazdı. demek yol, böyle değil..

diyeceğim şudur ki; toplum olarak 'saygı' ve 'kişisel fikir-özgürlük' kavramlarına hala çok uzağız. iki farklı görüşteki insan birbirlerine karşı fikirlerini seslerini dahi yükseltmeden, bel altından vurmadan, bağırmadan, horozlanmadan, kibir taslamadan göstermiyor...'bugün biz güçlüyüz, siz ötekiler susacaksınız!' ifadesini tartışmalarında saklayamıyor...

biz-siz biz -siz...biz kimiz öteki kim?????

12 Haziran sonunda kim neyi kutlar bilemem, kutlama denilen şey umrumda da değil. şahsen umurunda olanlar da umurumda değil...
netice de A başa gelse de burası benim memleketim B başa gelse de...her şekilde buranın insanıyım ben...

kutlanacak bir şey varsa, o da uygarlığın, insanlığın bir an önce kafamıza dank etmesi olacaktır..

gerisi fasafiso...

Hiç yorum yok: