13 Temmuz 2011 Çarşamba

beyin bedava!


ne kadar zaman önce okuduğum ama blogdan paylaşmadığım güzel kitaplardan biri ile yine buralardayım işte...girdiğim her kitapçıda 'EN ÇOK SATANLAR' rafında duran şirin kitaplardan kendisi: her şey beyinde başlar: aklınızı başınıza toplama klavuzu! - mümin sekman

okuduğum en eğlenceli yazı dili kullanılmış ve beyine önemli bir oyuncak gibi davranılmış ilk kitap bu...okurken o komik benzetmeler ve renkli açıklamalar eşliğinde sadece gülmüyorsunuz, öğrendikleriniz beyninize de kazınıyor..ezberci eğitimin bir kez daha beyaz bayrağı diktiği an bu kitap...

Mümin Sekman, boynumuzun üstündeki yuvarlak, ağır kütleyi en dışında içinin en minnacık noktasına kadar çok güzel anlatıyor.

peki neden? beyin ne yapıyor içeride de biz bi sabah kalktığımızda kendimizi 'sersem' gibi hissediyoruz ya da neden sigarayı bırakamıyoruz, eylemsizlik durumundan sıyrılamıyoruz...? neden?

insanoğlunun istediği gibi bir hayatı yaşayabilme veya hayal ettiklerine kavuşabilme konusunda kendi kendini baltamasını Mümin Sekman aşağıdaki gibi anlatıyor:

Ters çaba ile zihin kontrolünü kaybetmek: Bir şeye takılıp kalmış nöronlar

Nöronların en ilginç özelliklerinden biri, 'ters çaba' kuralına göre çalıştıkları anlardır. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsınız, nöronlar onu size çeker, korktuğunuzu başınıza getirirler!

Buna ters çaba kuralı denir. Bataklığa düşmüş birinin, çıkmaya çalıştıkça kendi çabasıyla dibe gömülmesine benzer. Sevgilisinden ayrıldıktan sonra, unutmaya çalıştıkça unutamayanlar ne demek istediğimi bilir!

Tutkulu bir aşk bitmiş, ayrılık zamanı gelmiştir. Asilce veda edilir. Sezen Aksu şarkıları dinlenir. Kişi tam 'ondan sonrasına odaklanacaktır ki', bir sorun çıkar. her şey onu hatırlatmaya başlar. Akıl bütün baskılara rağmen, nöral ağlar eski sevgiliyi unutmamaklta/unutturmamakta direnir.

Akıl kendince politikalar uygular, onu karalar. Oysa nöronlar için kötü düşünmek işe yaramaz. İyi düşünmek de işe yaramaz. Hatta 'düşünmemeye çalışmak' bile işe yaramaz!

Nöronların çalışma yasaları, aklın yasalarına benzemez. Nöron yasalarına göre, düşünmek 'canlandırmaktır'. Kişi hakkında iyi ya da kötü düşünmenin önemi yoktur! Canlandırılan düşünce güçlenir. Güçlenen düşünce unutulmaz!

Peki, elimizde ne kalıyor? Zaman ve odak yönetimi.

Sigarayı ve eski sevgiliyi unutmak için yapılması gereken, onları unutmaya kendimizi zorlamadan, düşüncelerinizi bastırmaya çalışmadan, nöronlarınızı oyalayacak başka ilginç alanlara odaklanmak, anıların kayıtlı olduğu nöral ağı kullanmayarak zamanla zayıflayıp sönmesini beklemektir. s 62-63

****
bir söz de Kant'tan gelsin bakalım: s 67

biz gerçeği olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz.

kişisel ve/veya toplumsal yargılar, algılar üzerine 10 numara bi laf değil mi? :)

bu iki örnek dışında, eğer yabancı dil öğreniyor ve ezberleyememekten dert yanıyorsanız ya da hafızanızı tazecik tutmak istiyorsanız, çocuğunuzun bebeciklikten itibaren beyninde neler olduğunu merak ediyor ve onun beyninin neye en çok ihtiyacı olduğunu öğrenmek istiyorsanız ve insan davranışlarını anlamak istiyorsanız, o zaman mümin sekman bu kitabı sizin için yazmış...

Kitap piyasaya çıkalı 5-6 ay oluyor sanırım ve hala en çok satılanlar listesinde..bu kadar ince bi kitap ne anlatabilir ki demeyin, mutlu olacaksınız, vala bila kulağımı kerim çarpsın.. :)

iyi okumalar..

Hiç yorum yok: