26 Eylül 2011 Pazartesi

izindeeen izine 1

bugün izin günüm, bi değişiklik olmazsa...iki kat yoğun bi haftasonundan sonra haftaya devam edebilmemin en iyi yolu Pazartesi günlerini evde geçirmek..
sızlanmıyorum, sadece hal durum paylaşıyorum ama öğretmenlik gerçekten de düşündüğümden yorucu bi meslekmiş..annemden de görürdüm ama yaşamak başka bir şeymiş...gerçi ilk başladığım zamana göre şimdi daha iyi idare ediyor gibiyim...ama yine de yorgunum..bi de bir işi hakkıyla yapıp yapmama takıntım olduğundan, baştan savma da yapamıyorum, bu da biraz daha yoruyor beni tabi. neyse, dedim ya alışıyorum sanırım, daha iyi olacak inşallah...

bi de bu hipoglisemi beni epey yıprattı. ilaç yetmiyor sanki, ya da ben adam gibi beslenemiyorum, o da sarsıyor olabilir. tedaviye başladığımdan beri 9 kilo verdim. evlendiğim zamanki mini bedene inmeme çok az kaldı. görüntü açısından çok ii tabi kilo vermek ama bazen elim kolum kalkmıyor gibi. biraz önce eczaneden güzel bi vitamin aldım, içi dolu c, b, folik asit..ne arasanız var...sabahları demir ilacı içiyorum...lakin ağzım burnum yara oldu, bi de bağışıklık güçlendirici içmeliyim..işte size günlük beslenmemi böylece açıklamış oldum :) ama itiraf edeyim, canım tavuk suyuna güzel bi çorba çekiyor bea.. :)

öğretmenlik yaparken, insanların gerçekten 'eğitim' olgusuna nasıl baktıklarını da daha iyi görüyorum. ' hocam sınavı geçir, gerisini boşver' mantığı hakim..e ingilizce de öğrenmek istemez misin bu arada diyorum, gülümsüyorlar...değişik tabi..ya da hep dediğim gibi; değişik olan benim aslında..öğrenmeden istediği notu alan biri nasıl olur bilmiyorum, gerçekten...biri anlatsın bunu bana..hele ki Türkiye'deki sınavlara bakacak olursak, bazı 'ipuçlarını' öğrettiklerini iddia eden nice öğretmen var, webde bulunuyor..onlar bu işi nasıl yapıyorlar anlamıyorum..gerçekten..bi de yataklarında nasıl rahatça uyuyorlar geceleri, onu da merak ediyorum..aldıkları paraların sıcağından uyuyorlar bi de..vay be! bu bir bakış açısı herhalde..ben oradan bakamıyorum, kör olmuşum o taraflara..
bu bir seçim, 'ulen, ben mi kurtarıcam dünyayı bee' deyip, yoluna bakan, insanların -yanlış veya doğru- istediklerini veren, vermeye çalışan öğretmenler; bi de poposundan ter damlaya damlaya, o ders alanlardan daha çok çalışan öğretmenler...hangisini seçildiği karakterle ilgili sanırım, hım? hayata nasıl bakıyorsa insan, her konuda o noktadan bakıyor, problem olmuyor bölece...

öğretmen falan diyorum ama bu tip şeyler her meslekte var. insanın olduğu her yerde her şey var...

bu durumda benden adam olur mu, ben de zengin olur muyum?
vala, benim düşünceme göre giderse, mutlu olurum, orası kesin de zengin olma işi biraz zor gibi, hım...ya da eğer benim gibi düşünen insanlarla karşılaşırsam, olur...onlar da bu gezegende nerdeler acaba? :)

bu arada, yazın Digitürk köleliğinden kurtulmuştuk biz. ayda dünyanın parasını ödemek istemiyorduk eşimle..dedik 'alın uleyn kutunuzu falan, istemiyoruz kutunuzu da yayınınızı da'. şimdi Tvsiydi, internet bağlantısıydı falan hala Digitürk'e ödediğimizden daha az para veriyoruz. yuh artık, nasıl kazıklıyorsa digi digi...çok ii bir karar vermişiz vala, hala bu kararın arkasındayım, çok şükür pişman olmadım-olmadık, değil mi sefkilim? :)

buradan aklınızı, bedeninizi, zamanınızı, ruhunuzu, herbir şeyinizi hapseden, kullanan tüm o prangalara bi kez daha 'yeter beaa!' nidası gelsin benden.. :)

kitap okuyamadığı halde kitap siparişi veren biriyim ayrıca..maksat; evde olduklarını bileyim. bi koma anında, ellerimi uzattığımda, tutsunlar ellerimden beni o kitaplar...iyileştirsinler..kitap iyidir, okumak candır, ilaçtır, hayattır..di mi?

akşama güzel bir yemek yiyip, erken yatıcam, lakin sabah çok baba bi dersim var...güzel yemek, güzel uyku, bi de üstüne yıllanmış, tadı iyice katlanmış koca sevgisi, cesareti olan 3 tane de kedi aşkı katar yanına..mis..seyit aral'ın deli mutfağı'na bir atıf olsun :)

'ödül kazandınız tl yükleyin gibi mesajlara itibar etmeyin' bi de... :))

5 yorum:

Wicked_Stardust dedi ki...

ne güzel şeyler yazmışsın. yorgun ama mutlu geliyor sözlerin. fakat ben bir kadınım ve burdan sana bağırıyorum. neeeee 9 kilo mu?

biberli dedi ki...

:) kızım hipoglisemi sağolsun, üzerine de biraz stres ve hareket, oluyor böle şeyler işte :)

lunawar dedi ki...

arabın derdi kırmızı babuç.. 9 kilodan sonrasını okumadım, okuyamadım.. nolcek? hipoglisemi bende de var ama "yıkılmayan adam"ım oğlum ben.. uyuz oluyorum sana.. aha yazılı olarak sunuyorum.. uyuz.. hıh..

biberli dedi ki...

:) ben de seni seviyorum luna'cım...

lunawar dedi ki...

heh iyi o zaman:)