11 Aralık 2011 Pazar

ne eksik ne fazla, neyse o...




çok zaman oldu yazmayalı, değil mi?


hı hı, evet.. :)




hayatımda günlerin, gecelerin bu kadar hızlı aktığı başka bir dönem daha yaşamadım sanırım...



çok güzel arkadaşlıklar edindim..çok güzel paylaşımlar yaşıyorum...öğretmenlik hem bir öğrenme hem de öğretme süreci ya, karşılıklı devam ediyor...ben bir şeyler öğretiyorum, birileri de bana...bu böyle gidiyor...eskiden tek derdim 'ben olabilme potansiyelim kullanamamaktı' ya, artık öyle bir derdim yok...neysem oyum işte...düşüncelerim berrak, kalbim de..bu yüzden güzel insanlar var çevremde...içimi bulandıranlara da; 'sen de hoşgeldin, bakalım bize ne öğretmek için geldin' diyerek konuk ediyorum, sonra bir rahatlama ki sormayın gitsin...



şimdi hep beraber yaşayıp gidiyoruz :)


fazla söyleyeceğim bir şey yok daha daha...iyiyiz - çok şükür - afiyetteyiz...işimiz, dersler dışında susmak olmuş bizim....



yazının gerisinde teeee ne zamanlarda okuduğum bir romandan satırlar var...kendime de not niteliğinde ;)


haydi kalın sağlıcakla...



****



'...Lakin arayış tek başına olmaz; bize bir öğretmen, bir mürşit başka bir deyişle bir maşuk gerekir' s362


'...Böyle bir cennet olsa bile kendime yediremiyorum. Ben iyiliği, sadece iyilik olsun diye yapmayı seviyorum, kötülükten kaçınmayı, kötü olmadığım için yapmayı istiyorum. İyi olduğumda birinin bana ödül vermesi ya da kötü olduğumda birinin beni cezalandırmasından korktuğumdan değil. İyi olmak için bir efendiye ihtiyacımız yok kızım. İyilik de kötülük de içimizde, bizimle beraber doğdu, bizimle birlikte yok olacak. Önemli olan yaşarken neyi seçtiğin, hem de cennet ödülü ya da cehennem cezası olmadan. Hem de ölüp gideceğini bile bile. Perdenin ötesi diye bir yer olmadığının farkında olarak. Üstelik senden sonra gelecekleri hiç kıskanmadan, üstelik biz görmesek de onlar daha mutlu olsun diye çabalayarak. Benim payıma düşen de buymuş, teşekkürler hayat diyerek. Bence yaşamak bu kadar basit, aynı zamanda bu kadar güzel, bu kadar heyecan verici. Bütün mesele sahiden alçakgönüllü olabilmekte.' s365



'Bizim iyiliğimiz de, kötülüğümüz de karşılıksızdır' s.257



'Bir çocuğa beden verebilirsin ama onun kalbine, ruhuna tesir edemezsin. Herkes kendi hayatını yaşar, herkes kendini yaratır. Ama insanı, kendisine götüren köprü çok incedir, çok dar. Bir tek kendisinin geçmesine izin verir. Kan bağı bir imtiyaz değildir bu yolculukta. Aksine çoğu zaman aşılması zorlu bir engeldir, kırılması imkansız kalın halkalardan oluşmuş bir zincir. İnsanın elini kolunu öyle bir bağlar ki, hiçbir zaman kurtulamazsın.'



'Anlamadılar. Onlar anlamadıklarını kötü sayarlar.....! s159





Ahmet Ümit - Bab-ı Esrar

5 yorum:

Wicked_Stardust dedi ki...

ay gökçe. ne güzel şeyler bunlar. insana umut veriyor. çok sevindim.

lunawar dedi ki...

naber:)?

biberli dedi ki...

Luna'cık,iyiyim çok şükür, biraz yorgunum bu tempodan ama iyiyim...sen nasılsın? belin kavislenmez artık biliyorsun değil mi? o bel öööle düz gider... :)geçmiş ola..

Star'ım dust'ım...daha güzeli senin olsun yavrucum...sağolasın...

Tülay dedi ki...

Canım Biberli...
Özledim çokca.. görüşemiyoruz madem daha sık yaz en azından..yada görüşelim acilen birikti birikenler saçılmayı bekler:-)

Muck

Umudum dedi ki...

mırmırmırmırmırmırmırmırmır..