27 Haziran 2012 Çarşamba

dosta bizden selam olsun..



blogumu çok ihmal ediyorum, farkındayım..
blogumu ihmal etmem demek, kendimi de ihmal etmem demek aslında...
düşünsel açıdan ve farkındalıklar açısından en azından..

ama günler, saatler, haftalar öyle hızlı geçiyor ki; yetişmem ne mümkün..
neyse ki hızlı saatleri saymadan geçiyor...keyifli...

bu sıralar en büyük sorunum hangi kitabı okumak istediğimi bilememek :)
acaba teorik bir şey mi okusam, roman mı okusam makalelere mi takılsam yoksa eskiden okuyup da tekrar etmem gerekenlerin üzerinden mi geçsem..
bilemiyorum,
o yüzden de
Penguen ve Uykusuz okuyup, gülüyorum bolca :)

Özer Aydoğan geçenlerde ilk kitabını çıkardı bu arada.
kendisi, sevgilim ve benim gözdelerimizden olur, pek bi severiz..
cicidir Özer Aydoğan..

onun dışında, memleket meselelerine, kendi içimde yakın durmaya ama yüzümü çok içine sokmayarak, yakmamaya çalışıyorum...
duygularım yılmaz özdil ile ya da kaan sezyum ile kelimelere dönüyor, ben susuyorum...

iş hayatı...iş hayatı gibi...
iş hayatı ile sorun yok..
geçmişinden ders alan ve geçmişini geçmişte bırakmayı seçmiş bir birey olarak devam ediyorum...
sadece kendi geçmişimden değil, başkalarının geçmişinden de...
ilişkiler geçmişinden...

yüzümü aydınlığa döndüm, yürüyorum..
koşmak gibi bir derdim yok.


bir ormanda, ağaçların altında, dallarının arasından yer yer yüzüme vuran güneşle beraber yürüyorum..
ayaklarımın altında yemyeşil çimenler...
ağaçların derinliklerinden kulağıma gelen kuş sesleri...

öyle işte..

buralardayım yani,
kedilerimle, sevdiceğimle...

yaz sıcağı kalbinizde, ağaç gölgesi kafanızın tepesinde olsun :)

1 yorum:

Wicked_Stardust dedi ki...

selamı üzerime aldım. bir de haberlerini almış oldum. bir de öpicik